menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütün şehir şahittir bu kadını sevdiğime

2 0
latest

Uzun bir süredir güneş altında kalmaktan diriliğini çoktan yitirmiş ve ağır bir koku yaymaya başlamış olan balıklara baktı. El arabasının altındaki kapalı göze yerleştirdiği kovadan biraz su alıp, balıkların üzerine serpmeyi düşündü bir an. Sonra vazgeçti. Yorulduğuna değmeyecekti. Bu balıkları hiçbir şey dirileştiremezdi artık.

Balıkları sulamaktan vazgeçti ama bir başka şeyi almak için yine de arabanın altına eğildi. Kovanın hemen yanına yerleştirdiği şişeyi el yordamıyla buldu. Çekti aldı. ‘Yetmişlik’ rakı şişesini ağzına dayadı ve içti. Musluk suyu doldurduğu başka bir şişeden birkaç yudum aldı. Tirfillenmiş ceketinin ceplerinden çıkardığı iki üç bayat leblebiyi ağzına attı. 

Eskimiş gazetelerden yaptığı kesekağıtlarından birine biraz balık doldurdu. Sağa sola yalpalayarak arabayı itmeye başladı. İnsanların kendisine gülümseyerek bakmalarına, merhaba demelerine, el sıkışmak istemelerine hiç aldırmayarak, arabayı itmeyi sürdürdü. Birkaç kez tökezledi. Araba elinden kaçtı. Balıklar yerlere düştü. Umursamadı. Eve gitmek istiyordu. Sadece eve gitmek ve ‘o’nu görmek istiyordu. 

Biçimsiz apartmanların arasından geçti. Bakkaldan, en ucuzundan iki tane ‘binlik’ şarap ile beş paket de ‘Birinci’ sigarası aldı. 

Mahalleye geldi.  Bahçesinde tek bir mürdüm eriği ağacı bulunan, yıkıldı yıkılacak gecekondunun kapısını itip içeriye girdi. Balıklar ile şarap şişelerini mutfak olarak kullandıkları aralığa bıraktı. 

Uyduruk mutfaktan çıktı. Küf kokan odanın köşesindeki somyada kıvrılıp kalmış kadına yaklaştı. Ondan yükselen alkol ve idrar kokusunu duydu. Hüzünlendi. Ellerini kadının saçlarında gezdirdi. Vaktiyle ‘güneşin tekmil........

© Muhalif