menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’nın Göbeğinde Bir İnsanlık Avı: 11 Temmuz Srebrenitsa

23 0
12.07.2026

Takvimler 11 Temmuz 1995’i gösterdiğinde, insanlık tarihi en karanlık, en utanç verici sayfalarından birini yazmaya başladı. Bugün, Avrupa’nın ortasında, modern dünyanın gözleri önünde gerçekleşen Srebrenitsa Katliamı’nın yıl dönümü. Birkaç gün içinde 8 binden fazla Boşnak erkeğin, çocuğun, yaşlının sadece Müslüman oldukları için vahşice katledildiği, Boşnak kadınların sistemli bir şekilde işkence ve tecavüze uğradığı o meşum günler, hafızalarımızda ilk günkü gibi taze ve can yakıcı.

Bu katliam, anlık bir cinnet hali değildi; planlı, programlı bir insan avıydı. Kendilerini medeniyetin beşiği sayan Avrupalı devletlerin, Birleşmiş Milletler’in "güvenli bölge" ilan ettiği topraklarda, gözlemci Hollanda askerlerinin sığınmacıları bizzat cellatlarına teslim ettiği bir ihanet çemberiydi. Bosna kasabı Ratko Mladiç ve yandaşları, adeta av partisine çıkar gibi silahsız, çaresiz Boşnak kardeşlerimizin peşine düştüler. Srebrenitsa, adaleti ve insan haklarını dilinden düşürmeyen Batı’nın maskesinin düştüğü, ikiyüzlülüğünün tescillendiği yerdir.

Bitmeyen Yas ,Toplu Mezarlardan Sonsuz Huzura

Srebrenitsa'nın acısı sadece geçmişte kalmış bir anı değil, her yıl yeniden kanayan canlı bir yaradır. Katliamın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, ormanlık alanlarda ve ücra köşelerde bulunan toplu mezarlardan hâlâ yeni bedenler çıkarılıyor. Bugün, uzun yıllar boyunca "kimliği belirsiz" olarak toplu mezarlarda yatan ve yürütülen titiz DNA çalışmaları neticesinde nihayet kimlikleri tespit edilen Boşnak vatandaşlarımız, ebedi istirahatgahlarına uğurlanıyorlar.

Yıllarca sevdiklerinin bir izini, bir kemiğini arayan aileler, o yeşil çuhaya sarılı tabutların başında nihayet sevdiklerinin adının........

© Muhalif