menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversite Kütüphanesi mi yoksa tarihin kendisi mi?

15 0
15.04.2026

(Heidelberg Üniversitesi Kütüphanesi)

Türkiye`nin gururu müzisyen Fazıl SAY`ın dedesi, birkaç yıl önce kaybettiğimiz değerli ağabeyim, dostum ve yoldaiım Ahmet SAY`ın babası Fazıl SAY`ın; Türkiye`de ilaç sanayiinin öncülerinden ve İstanbul Kültür ve Sanat Festivali`nin kurucularından Nejat ECZACIBAŞI`nın ve yazar Haldun TANER`in ders çalıştığı tarihi bir kütüphaneden bahsedeceğim size bu gün.

Son 30 yılda en az 20 defa ``en iyi üniversite kütüphanesi`` seçilen Heidelberg Üniversitesi Kütüphanesi`nin kuruluşu 14ncü yüzyıla kadar gidiyor.

Konuya giriş yapmadan önce, kütüphanelere olan ilgim ve sevgim nasıl başladı anlatayım.

Zile``de, Roma İmparatoru Julius SEZAR`ın ``Veni-Vidi-Vici`` (Geldim-Gördüm-Yendim) dediği şehirde, ilkokula gidiyorum. İlkokul 3ncü sınıfta Zile ve köylerindeki bütün ilkokullarda dağıtılan ``Okul Sesi`` adındaki öğrenci gazetesine bir başyazı yazmışım: Zile. Gazetenin iç sayfasına da ``Kuduz`` üzerine yazdığım bir yazı da yayımlanmış. Moralim binbeşyüz, forsum daha da fazla... Dördüncü sınıfta, Zile Kültür Derneği`nin yayımladığı aylık ``ÇAĞILTI`` dergisinin bizim okuldaki sorumluluğunu üstlenmişim. Üzerimde çok emeği olan ilkokul  öğretmenim Kemal TARHAN bu derneğin kurucularından ve bu dergiyi yayımlayanlardan. Bizim sınıfa gelen 3 dergiyi bana veriyor ve satışını rica ediyor. Dergilerin birisini ben satın alıyorum, diğerlerini sınıf arkadaşlarıma satıp öğretmenime teslim ediyorum. Peşinden gelen ayda 10 dergi istedik ve okulun bütün sınıflarında satmaya başladım. Birkaç ay içersinde sattığım dergi sayısı 20`yi geçti. Bu durum dernek yöneticilerinin dikkatini çekmiş olacak ki, beni derneğe davet ettiler, teşekkür edip bir kitap vererek beni ödüllendirdiler... Hızımı alamadım, 5. Sınıfta 14 günlük birbuçuk metreye 2 metre ebatında bir duvar gazetesi çıkarttık sınıf arkadaşlarımla... Mutluluktan uçuyordum...

Dördüncü sınıftan beşinci sınıfa geçtiğim sene, karneyi aldığım gün, okuma yazma bilmeyen babam beni KÜLTÜR`e (Zile`deki tek kitapçının adı KÜLTÜR idi.) götürdü ve 2 kitap satın aldı. Daha doğrusu, KÜLTÜR`ün sahibi, Zile`nin sayılı lise mezunlarından ve aydınlarından Mustafa GÜRİPEK, Christian ANDERSEN`den 2........

© Muhalif