Korkularımız
Seçim kampanyasında “Korkmaktan başka korkacak bir şeyimiz yok!” demişti ABD’nin genç Başkanı John F. Kennedy ve 22 Kasım 1963 tarihinde hala açıklanamayan bir suikast sonucunda hayatını kaybetmişti. Aslında korku ile ilgili ilk söylemin çıkışı yine bir başka ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in 1933 yılında göreve başlarken yaptığı konuşmasında kullandığı “korkulacak tek şey korkunun kendisidir!” ifadesi.
Çıkış kaynağını bence biraz daha eskiye dayandırarak içselleştirmek de mümkün. 1921 yılının Şubat ayında Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan ve 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından resmi olarak kabul edilen İstiklal marşımızın ilk kelimesini hatırlayalım: “Korkma!”
2000’li yılların hemen başında sevgili dostum, müteveffa diplomat Bülent Karadeniz’in (Galatasaray Lisesi’ndeki lakabıyla “Keşiş”in) daveti üzerine Çavuşesku rejiminden oldukça yeni kurtulan Romanya’yı AB ile tam üyeliğe iten motifleri öğrenmek üzere ziyaret etmiştik. Romen bir emekli büyükelçiden aldığımız kısa değerlendirme, Romenlerin AB’den ziyade NATO’yu önemsedikleriydi. İkinci Dünya Savaşının ardından Sovyet rejiminin altında ezilen Romenler için “kalkınma amaçlı olarak AB önemliydi ama tekrar Rusların tahakkümüne düşmemek için NATO şemsiyesi daha da önemliydi. Diğer ifadesiyle Romenlerin birinci korkuları Rusya idi.
Peki biz Türkler için Rus korkusu Romenlerden ne kadar farklıydı? Eğer Türkiye’nin NATO’ya giriş tarihinin, Osmanlı’nın Ruslarla yaptığı savaşların, Montreux Boğazlar sözleşmesinin........
