9 Mayıs: Kutlanacak ne kaldı?
9 Mayıs bütün Avrupa için kutlamalar günüdür. 1945 yılında Hitler Almanya’sının yenilgisi Avrupa’nın Batısında ve Doğusunda zafer günü olarak kutlanır. AB kanadında ise 9 Mayıs 1950, dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Schuman adına yayınlanan ve günümüz AB’sine uzanan deklarasyonun yayınlandığı gün olarak ayrıca kutlanır.
Bu vesile ile 40 küsur yıllık arkadaşım Prof. Dr. Uğur Özgöker’in daveti üzerine AREL Üniversitesinde düzenlenen panele katılma fırsatım oldu. Panelde özel konuşmacı olarak eski AB Bakanı ve Baş müzakereci Büyükelçi Egemen Bağış’ı, panelde eski Büyükelçi sevgili ağabeyim Uluç Özülker’i, Dr. Feyza Başar’ı dinleme fırsatım oldu. Bendeniz de dilim döndüğünce küçük bir katkı sunmaya çalıştım.
Bütün dinlediklerimden sonra bazı kanaatlerim pekişti. Şöyle özetlemekte yarar var.
Mevcut konjonktür Türkiye’yi geçmişe oranla misliyle önemli ülke haline dönüştürdü. Özellikle AB’nin giderek içine daha fazla düştüğü savunma zaafiyeti, Türkiye’yi askeri gücü itibarı ile AB için olmazsa olmaz ülke haline dönüştürdü. Türkiye’nin son dönemlerde yaptığı savunma sanayiindeki atılımları sadece bölgesinde değil, bütün dünyada yakından izleniyor ve takdir görüyor.
Ülkemizin askeri gücüne ek olarak enerji kaynaklarının AB ülkelerine geçişinin merkezinde yer alması, özellikle Hürmüz krizinin ardından önemimizi yine misliyle artıran faktörlerden bir tanesi.
Bu iki olgunun yanına kuşkusuz AB’nin tedarik zinciri itibarı ile yer aldığımız, ulaştırmadaki orta koridor, güneyimizdeki ve kuzeyimizdeki savaşlar nedeniyle kullanımı tek güvenli olan nakliye koridoru.
Bütün bu verilere rağmen AB içinde Türkiye’ye yönelik çatlak sesler çıkmaya devam ediyor. Özellikle son olarak Fransa Devlet Başkanı Macron’un Yunanistan’a destek verdiği ve “eğer Türkiye ile savaşa girerseniz yanınızdayız!” mesajı, yakın bir........
