We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Katılım Bankaları Faiz Havuz Sisteminin Parçasıdır!!

3 3 0
09.08.2022

Geçtiğimiz gün bir dostumuz Akit Gazetesi yazarlarından Vehbi Kara’nın benimle görüşmek istediğini söyledi.

Konu ise İktisat Hareketi kurucusu başkanı aynı zamanda da havuz sisteminin mimarı Prof.Dr. Mete Gündoğan beyin bir video konuşmasında, katılım bankalarının faizle ilişkisini anlatırken verdiği örnekte kullandığı idrarla abdest alma benzetmesiydi.

Faizsiz katılım bankalarının, diğer bankacılık sisteminden bağımsız olmadığı, sistem içinde yasal sorumluluk ve hareket alanlarının bazı tercih farklılıkları ile mevduat bankalarıyla aynı olduğu, kar payı diye isimlendirilen şeyin bankacılık sisteminde faiz olduğunu anlatırken, katılım bankalarının da faizli işlemler yaptığını söylerken idrar ile abdest almak olduğunu benzetmesi, Akit yazarlarından Vehbi Kara beyle yaklaşık 40 dakika süren telefon görüşmemizin konusu oldu.

Önce kendisini dinledim. Nereyi eksik anlamış, neye kızmış, meseleyi nasıl doğru anlamasında yardımcı olabilirim diye. Ben dinledikçe söz alma fırsatı kollarken, kızgınlığını dönüp dönüp Sayın Gündoğan’ın “idrarla abdest alma” benzetmesi üzerine getiriyordu.

Öyle ifadeler kullandı ki; “katılım bankalarının düşmanı”, “Siyonistlere hizmet etmek” gibi bilgisinden büyük itham edici cümleler kurdu. Kendisine ekonomik yapı ile ilgili bir bilgi sahibi olup olmadığını, konuya ilişkin yasal düzenlemelere hakim olup olmadığını sorduğumda hayır cevabını ise yarım ağızla alabildim.

Gördüm ki, kendisi faizsiz iddiasında olan katılım bankalarının “kesinlikle faizli iş yapmıyorlar” şartlanmışlığı ile muhtemelen üç beş kuruş parası orada nemalanan gibi Katılım Bankalarının faizsiz işlem yaptığına dair sıkı bir savunucusu kesildi.

Bu kardeşimiz ve bu eksende düşünen ve tavır sergileyen kardeşlerimize ilk tavsiyemiz, narkozun etkisinden çıkmaları gerektiğidir. Nasıl bir öğretilmiş çaresizliklere hak suretinde sarıldıklarının gerçek yüzünün farkında değiller. Zihinsel narkoz, cerrahi narkozdan daha tehlikelidir. Bunun için bir değersayım/paradigma değişikliğine gitmeden zihinsel narkozdan çıkılmasının mümkün olmadığını da bu arada belirtmiş olalım.

Telefonda yapacağım izahatın artık onun için yersiz olduğunu anladığımda, Sayın Mete Gündoğan’ın (sözde faizsiz) katılım bankalarının finansal işlemlerini idrarla abdest almaya benzetmesinin en hafif bir benzetme olduğunu söyledikten sonra, konuyu samimi bir şekilde anlamak istiyorsanız konuyla ilgili Mete Beyin kitaplarını tavsiye ettim.

Mete Gündoğan Bey’in bu ifadesinden çok daha şiddetli ve sert bir şekilde söylenmesi gerektiğinin altını çizerken, konuyla ilgili Bakara Süresi 275-279 ayetlerini kendisine hatırlatarak; bu işi yapmaktan vazgeçilmediği taktirde Allah ve elçisi olan Peygamberimizle ile harp olduğunu, ebedi cehennemlik olacağını ifade eden ayeti hatırlattım. Vehbi Kara Bey’in beni arama amacının doğruya ulaşmak olmadığını, yazacağı makalesi Mete Gündoğan Bey’e sözde cevap vereceğini söyledi ve yolun açık olsun deyip telefonu kapadım.

Şimdi Vehbi Kara Beyin, bilgi yoksunu makalesinden bazı bölümleri değerlendirerek okuyucularımıza sunmak istiyorum.

Deniz yüzbaşısı iken TSK dan ayrılmak zorunda kalan Vehbi Kara savunduğu faizsiz finans kurumları ile ilgili şunları söylüyor;

‘1964 yılından beri İslamiyet bu paradan para kazanan ahlaksız sömürü sistemini yasaklamıştır.’
İslam 1400 yıl önce paradan para kazanmayı, faizi yasaklamış. 1964 den beri değil. Arkadaşımız 1964 tarihini veriş nedeni sözde faizsiz bankacılığın başlaması olarak bunu İslam’ın faiz yasağını finans sisteminde başlattığını söylüyor. Bilgi yanlış, söz yalan.

‘Bu faizsiz sistemi yerine ‘karzı hasen’ borçlanma sistemini getirerek para baronları ve tefecilerin önü kesilmiştir.’
İslam bir borçlanma sistemi getirmez. Tam tersine borçlanmayı bitirici dengeleri önerir. Bu konuda Bakara Suresi 282. ayet borçlanma durumu olduğunda onu düzenler ve nasıl bir ilişki içinde olunması gerektiğini ayette açık seçik biçimde ifade eder. Borç verildiğinde kaydedilmesi, borçluya süre verilmesi, verilen sürede borçlu yine eli darda ise bir süre daha mühlet vermesi önerilir. Eğer borçlu yine borcunu ödeyemez bir duruma düşerse devlet borçlunun velisi olarak borç tasfiyesine gider.

Bu ticari hayatı içinde olası insan hatalarından doğan ticari olumsuzlukların giderilmesine yönelik düzenlemedir. Yoksa Vehbi Kara beyin iddia ettiği gibi borçlanma sistemi getirmek değildir asla! Borçlanma sistemi bugün uygulamada olan bizim Borca Dayalı Para sistemi (BDPS) dediğimiz borç tuzağıdır. Bu borçlanma modeli ile insanlar faiz le borç üzerinden sömürülmektedir. Bu durumda hak’la batılı Vehbi Kara Bey birbirine karıştırmış.

Ayrıca (Haşr:7’de: “paranın bir azınlık arasında dolanmasına” neden olan borç sistemine itiraz eder. Azınlıkların parayı kontrol ederek sürekli borç vermesine zemin oluşturacak her adil olmayan bölüşüme karşı Haşr:7 ayeti önemli temel denkliklerden biridir. ‘’Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın’’ (Rahman:9)

Müslümanların içine sızan Siyonistler başta olmak üzere çeşitli para baronları kanunen suç olan katılım bankalarının faizle işlem yapmalarını dillerine dolamış, helal kazançla yaşamaya çalışan Müslümanlara ve kurumlara çamur atmaya çalışmışlardır.
Vehbi Kara Bey’e telefonda; “siz bankacılık ve finansal kurumların yasalarının hepsine hakim misiniz?” diye sorduğumda; “Hayır” cevabını verdi. Bilgisi olmadığı bu konuda, bankaların finansal tablolarını okuma yeterliliği olmadığı ve okuma ihtiyacı duymadığı halde böylesine gerçekle ilgisi olmayan bir temennisini söylemesi, savunduğu sözde faizsiz kurumları yöneticilerini de da sevinçten kıs kıs güldürmüştür.

Sözde faizsiz katılım bankaları; topladıkları mevduatları kısa vadelerde nerelerde kullanıldığına bakılması diğer bankalardan farklı olmadığını gösterecektir. İşlem yaptıkları argümanların önüne koydukları bir........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play