KÜRESEL KÜFRÜN KUŞATTIĞI DÜNYADA MÜSLÜMANLAR NE YAPACAK?
KÜRESEL KÜFRÜN KUŞATTIĞI DÜNYADA MÜSLÜMANLAR NE YAPACAK?
Küresel küfrün kuşattığı dünyada, Müslümanların ne yapması gerektiğine dair sorulan soru, onlarca yıldır yapılan analizlerin, teşhis ve tespitlerin nihayetinde, cevap bekleyen haklı bir sorudur. Ki, aynı zamanda içinde acil ve haklı bir beklentiyi de barındırır. Eğer soru cevaplanamıyorsa, ilmi birikimin ve entelektüel sermayenin mecalsiz ve cesaretsiz olduğu kanaati hasıl olur.
“Küresel küfrün kuşattığı dünyada Müslümanlar ne yapacak?” sorusu, cevapsız kalması halinde, olumsuz sonuçların çaresizliğini dile getiren feryadı çağrıştırır. Bir şaşkınlığın, bilememenin, yönünü kaybetmenin ya da bildiğinin nasıl işe yarar hale gelebileceğini bulamamak, zihinsel iflasın da beyanıdır.
“Küresel küfrün kuşattığı dünyada Müslümanlar ne yapacak?” sorusunun sorulması, hiç olmazsa teorik alanda tartışılması gerekmektedir. Birkaç başlık altında naçizane katkı mahiyetinde meseleyi gündeme getirmenin gerekli olduğu kanaatindeyiz.
Esenlik Yurdu, Nebilerin Yolu
“Küresel küfrün kuşattığı dünyada Müslümanlar ne yapacak?” sorusunun cevaplarını arar iken, öncelikle peygamberlerin yolu yeniden gündem olmalı, Müslümanlar bu hususun üzerinde samimiyetle eğilerek konuşabilmelidir. Zira hangi kesimden olursa olsun, bütün Müslümanlar, “Üsve-i Hasene” olarak nebileri görmekte, sünnet bahislerinde, Allah’ın nebilerinin bütün Müslümanlar için tek misal teşkil ettiğini açık sözlülükle dile getirmektedir. Bu örnekliğin çizdiği çerçeveye iman, amel, usul, düşünce davranış, velhasıl nasıl yaşayacağımıza dair bütün gereklilikler girmektedir. Ümmetin maslahatı, ortak iyilikler, alan kazanma, iktidardan pay alma, güce ulaşma ve gücü iyi yolda kullanma gibi modern yorumlar, peygamberlerin yolunun dışındadır.
Kavramların Yeniden İhya Edilmesi
Dinin kurucu kavramlarından olan ilah, Rab, din, ibadet, tagut, haram, helal, zalim, zulüm, adalet, kâfir, küfür, münafık, müşrik, dost, düşman vb. kavramlar, küresel küfrün İslam nazarındaki yerini tespit için herhangi bir yumuşatmaya tabii tutulmadan söz ve yazıda yeniden yükseltilmelidir. Kavramlar ele alınırken asli hüviyetleri korunmalı, tevil ve tahrifin açığından ve gizlisinden uzak durulmalıdır. Zira kâfir kâfirdir, zalim zalimdir, münafık münafıktır, tagut taguttur, müşrik müşriktir. Her kavram asli kaynağından tanımlanmıştır.
Felsefi ve Kelami Değil, Hakikat Zemininde Tartışma
Kanaatimizce Müslümanlık düşüncesinin karar vermesi gereken en önemli hususlardan birisi, ele alacağı meseleleri hangi zeminde tartışacağıdır. Her hangi bir meselenin tartışılabileceği iki zemin vardır. Birisi haram helal dairesinde, dinin kurucu kavramlarının zeminidir.........
