İSLAMCILIK NEDEN ÇÖZÜM ÜRETEMEDİ?
İSLAMCILIK NEDEN ÇÖZÜM ÜRETEMEDİ?
Osmanlı Devletinin gerileme ve çöküşüne giden süreçte devleti kurtarmak, İslam dünyasını toparlamak, toprak kayıplarının önüne geçmek için birçok kurtuluş düşünceleri ortaya çıktı. Bunların en önemlilerinden biri şüphesiz ki İslamcılık idi. Günümüzde de hakkında hararetli tartışmaların yapıldığı İslamcılık akımı, ne yazık ki, bidayetinden günümüze, çözmeye çalıştığı meseleler üzerine sadra şifa bir çözüm üretemedi.
Peki, İslamcılık sorunlara neden çözüm üretemedi? Kanaatlerimizi paylaşalım.
1- Devlet merkezli oluşu
Tanzimat’ın ilanından sonra, Osmanlı siyasal aklı yüzünü Batıya dönmenin gerekli olduğu kanaatine vardı. Osmanlı siyasal aklının amacı devleti çöküşten kurtarmaktı. Tanzimat’ın ilanının sebebi de bu düşüncesinin eseri idi. Dönemin aydın entelektüellerinin tamamı ve aynı zamanda askeri ve politik erkân, devletin kurtulması için yapılması gereken zaruri ıslahatları tespite çalışmış, hepsinin tek gayesi devletin çöküşten kurtulmasını sağlamaya çalışmak olmuştur. İslamcılık ilk bidayetiyle birlikte, devlet merkezli bir kurtuluş düşüncesi olarak kendisini göstermiştir.
İslamcılık, bidayetinde devlet merkezli bir kurtuluş düşüncesi olarak ortaya çıkmasından dolayı, devlet değişip dönüştükçe, fikir de devlete paralel değişip dönüştü. Modern siyasi sistem meşrutiyetle idare edilmeye başladığında İslamcılar meşruti idareyi devletin bekası için savunmaya sahiplenmeye başladılar. Bir adım sonra devlet, cumhuriyet ve demokrasi idaresine geçince, İslamcılar bu kez de cumhuriyetçi ve demokrat oldular. Günümüzde de İslamcılar, devlet bekasını bütün fikir akımlarından daha çok savunur durumdadır. Zira geldikleri yer, “devlet giderse din de gider” eşiğidir. Bu sebepten devleti kutsamaktan hiçbir zaman vazgeçmediler. İslamcılar İslam’ı, devletin bekasına meşruiyet sağlayacak şekilde yorumladılar.
2- Dini, asrı hazıra uydurma girişimleri
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, geri kalmışlığın sebebi Tanzimat’a kadar “dine karşı lakaytlık” görülürken, Tanzimat sonrası geri kalmışlığa sebep “dini yanlış anlamak” olarak keşfedilmiştir. İslamcıların bu yeni keşfi, beraberinde büyük bir kırılmayı da getirmiştir. Zira bu keşif örfsüz, âdetsiz, geleneksiz, tarihsiz, sonuç itibarıyla köksüz bir düşünce yapısı ortaya çıkarmıştır.
“Dini yanlış anladığını” keşfeden İslamcılar, bir çıkış yolu bulmak zorunda kaldılar. Bu çıkış yolu da “kaynaklara dönüş” ve “Asr-ı........© Mir'at Haber
