İNSAN BÜYÜR AMA ÇOCUKLUĞU BÜYÜMEZ |
İNSAN BÜYÜR AMA ÇOCUKLUĞU BÜYÜMEZ
Deneyim duyguyu, duygu hatırayı, hatıra kişiliği şekillendirir.
Çocuklara bırakacağımız en büyük miras, yaşadıkları hayatın kendisidir.
Geçen gün oğluma pilav yaparken içine şehriye koysam mı koymasam mı diye düşündüm.
Çünkü eşimle pilav konusunda anlaşamıyoruz; onun lezzetli dediğiyle benim lezzetli bulduğum farklı. Biliyorum ki ikimiz de anne evinde yediğimiz pilavı en lezzetli pilav sanıyoruz.
Ve tahmin ediyorum ki oğlum için de durum büyük ihtimalle aynı olacak.
İlk kez tadacağı pilav, yani benim yaptığım pilav, onun için en doğrusu olacak.
İşte insan galiba böyle kodlanıyor; ilk deneyim, beynimizde ölçü oluyor.
Bu sadece yemeklerle ilgili bir durum da değil.
İnsan hayatta da en çok ilk tattığı duyguları doğru kabul ediyor ve hatırlıyor.
Olaylar karşısında ilk hissettikleri iz bırakıyor ve kolay kolay silinmiyor.
Francis Galton’un kelimelerle yaptığı çağrışım deneyinde insanların aklına gelen hatıraların büyük kısmının çocukluk ve ilk gençlik yıllarına ait olduğu görülmüş.
Demek ki zihnimizde en kalıcı olan şeyler, hayatın ilk yıllarında yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz.
Zaten bu yüzden büyüdüğümüzde hep aynı cümleleri kuruyoruz:
“Eskisi gibi tadı........