We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

YENİ BİR CİNNET: KURALSIZ YAŞAMA ANLAYIŞI

1 0 0
03.08.2021

İnsanda hürriyet duygusu tabii bir duygudur. Çünkü insan, akıl ve iradesi sayesinde birçok faaliyeti kendi seçimi ile yapar. Bu yüzden de başkalarının güdümüne girmemesi gerekir.
Bu tavır, insanın bilgi ve tecrübesi dahilindeki iş ve olaylar için gereklidir.
Peki ya, bilgi ve takatimizin üzerindeki iş ve olaylar konusunda nasıl bir tavır takınmamız gerekiyor. Bu tür konularda haddimizi bilmeden ve sonucunu hesabetmeden mi atılımlara girişip, hükümler veriyoruz. Yoksa işin uzmanlarına veya erbabına müracaat edip, onların bilgi ve yönlendirmesine göre mi , tutum ve karalarımızı veriyoruz?


Elbette ki, bilgi ve tecrübeye veya ona sahip olanların desteğini alarak, bilgi ve tecrübelerimizin üstünde ve dışında olan konularda belirli otoritelere tabi olmak durumunda kalıyoruz.
Ahlak ve din, insan toplumlarını düzene koymak üzere Allahın, rehberlik görevini yürütmekle görevlendirdiği peygamberler tarafından yaşama kuralları olarak sunulmuştur. Fakat, çeşitli sebepler ile bu yaşama kaynakları, belli tarihi ve sosyolojik süreçler sonunda terkedilmiş, felsefeciler veya düşünürler tarafından, ilahi kurum ve emirlere ters bazı düşünce ve değer sistemleri oluşturulmuştur.


Bu konuda birçok farklı görüş ve tutumlar varsa da hepsinin ortak yanı, ilahi olanla çatışması ve onun kuralları yerine doktrinlerin kendi kurallarını koymaya çalışmasıdır.
İşte bu gibi teori ve düşünce tarzlarının özelliği, insanı sınırlandıran ve hiçbir kurala tabi olmayan düşünce ve yaşama tarzlarının kabul ettirilmesidir.


Yaşama tarzı ve kültürler, insana tabi olan ve onun günübirlik menfaatini karşılayan cevaplar oluşturmak yerine; kendisine, çevresine........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play