KADIN/KIZ CİNAYETLERİ VE SOSYOLOJİ

KADIN/KIZ CİNAYETLERİ VE SOSYOLOJİ

Son yıllarda, o kadar çok kadın ve kız öldürülüyor ki, olaya sayı açısından bakanlar, sanki karşı cinse yönelik bir savaş başlatılmış zannedebilir! Aslında, dünyada ve toplumumuzda bazıları, konunun sosyolojik boyutuna bakmaksızın, olayı bu şekilde açıklamak suretiyle Aile müessesesinin gereksizliğine bilerek veya bilmeyerek dikkat çekmek istiyorlar.

Ahlak Dışılık ve Kadınların Ölümü

Cinayet ve Sosyal değerleri, birbiriyle ilişkili bir şekilde ele almadan, kadın ve kızlara yönelik ölümlerin sonu gelmeyeceğini üzülerek ifade etmek istiyorum! Bu bir temenni değil, bu bir tehlikeye işaret etmektir. Çünkü, bir toplumda ahlak ve cinsi ilişkiler, belli bir kural içinde gerçekleşmediği zaman, bunun sonu, ya çok büyük bir hüsran veya bir saldırganlık ve cinayet ile neticeleniyor.

Burada ahlak kelimesini, bir tutum ve davranış eksikliği olarak açıklamaktayım. Batı toplumuna bakarak, onların film ve fotoromanlarını okuyarak, insanımızın ruh ve zihin dünyasında böyle bir “gedik” açılmıştı!.. Fakat, internet ve sosyal medya ile bu gedik daha da fazla açılmaya başlandı. Normlar sistemi içinde ne din ne ahlak ve ne de gelenek, artık insan hayatında yönlendirici olmamaya başladı. Filmler, sanatçı ve artistlerin düzensiz ve maceralı (!) hayatı, gençlerimiz için model oldu!

Halbuki bir zamanın meşhurlarının büyük bölümü, hayatlarının son günlerini sefil ve acınacak bir şekilde geçirdiler!.. Onlar, geçmişteki şaşalı günlerin aldatıcı ve sahte coşkusunun birdenbire kaybolduğunu söylüyorlardı. Çünkü, kendileri de “eğlence ve seks endüstrisi”nin bir parçası olmuşlar ve topluma yanlış bir yaşayış empoze etmede araç olarak kullanılmışlardı!.. Ama, bu konu özellikle gizlendi ve olayın renkli ve insanları cazip eden........

© Mir'at Haber