YAŞAMIN İNŞA EDİLDİĞİ SİLAH
YAŞAMIN İNŞA EDİLDİĞİ SİLAH
Kuran-ı Kerim Saff suresi 4. ayeti şöyledir:
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ
“Allah kuşkusuz kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak uğrunda çarpışanları sever.”
Savaşta koordineli taktiklerin, bir bütün olarak davranmanın önemi, muharebe taktiklerinin önemi burada vurgulanıyor. Elbette bu taktikleri belirleyen silahlardır. Yakın dönemlere kadar kullanımı en zor olan, en etkili silah hangisiydi sorusu akla gelebilir.
Hem kullanımı hem de üretimi açısından çocukluktan itibaren ömür boyu adanmışlık gerektiren, imparatorluklar kuracak önemde stratejik tek bir silah vardı. Homeros, Odysseus’ta bundan bahsetmiş, Ural ve Altay dağlarının ötesindeki binlerce yıllık yerleşim yerlerinde, hatta firavun mezarlarında bile kalıntıları bulunmuştur. Sık sık istikamet değiştirip dörtnala giden bir atın üzerinde nişan almak ve ayarlamak zordu, hayat boyu hazırlık gerektiriyordu.
Bu silah, MÖ ikinci binyıldan 15. yüzyılda ateşli silahların kullanılmaya başlanmasına kadar yenilmek bilmeyen Kuzey Avrasya bileşik yayıydı. Hassasiyetten ziyade menzile önem veren Osmanlı bileşik yaylarının kaydedilen azami menzili 845,5 metreydi. Bu, günümüzdeki birçok tüfeğin menzilini aşar.
Bileşik yay, malzemeler, üretim ve bakımın yanı sıra at yetiştiriciliği, özel binicilik, hassas nişan alma ve ters atış için üzengiler, metalurji, ormancılık ve taktikler de dahil olmak üzere onu destekleyen çevrel teknolojilerde kültürü zorunlu kılıyordu. Ancak en zor kısmı onları kullanmaktı. Bu, üst vücutta ve kollarda inanılmaz miktarda güç gerektiriyordu, ancak erken yaştan itibaren eğitimle elde edilebilirdi. Örneğin, küçük Timuçin, bir araba tekerleğinden daha kısa iken bile bu çok sert yaylarla okçuluk yapıyordu. Kılıç veya çok egzotik sert silahlardan farklı olarak, bileşik yayda erginliğe ulaştıktan sonra ustalaşamazdınız.
Çocukluktan itibaren eğitim sizce onu en zor silah yapmıyorsa, binlerce yıldır atlı okçuluğun biyolojik adaptasyon yoluyla nesilden nesle insanların vücut yapılarını daha kompakt hale dönüştürmesi belki fikrinizi değiştirir. Atlı okçuluk bozkırda hayatta kalmanın tek yolu olduğundan, beden ve zihindeki her şey buna göre şekillenmişti. Yaratılışın başkalaşması olan sahte evrim değil hakikat olan aynı yaratılış içinde adaptasyon, Pasifik halklarının vücutlarını kürekle uzun deniz yolculuklarına uygun yağ depolar hale döndürdüyse, atlı bozkır halklarını da aerodinamik, kısa boyunlu, tıknaz insanlara dönüştürdü. Yenisey Kırgızları gibi eski boylar ince uzunken makbul olan at üstünde sert yay çekmeye uygun bedenli Türklere dönüştü.
Başka hiçbir silah hem sizin hem de atalarınızın ömrünü bu denli talep etmez.
Daha sonra yerini tüfeklere bırakan Saka/İskit, Hiung-nu/Hun, Part/Heftalit, Cücen/Avar, Göktürk, Hazar, Macar, Selçuklu, Moğol, Memlük, Altın Ordu ve erken dönem Osmanlı, Safevi ya da Timuri-Gürhani/Babür imparatorluklarının mutlak üstünlüğü, kaynağını bu silahtan alıyordu.
Bileşik yay kültürel açıdan Türkler için o denli önemliydi ki, savaş meydanında değeri azaldıktan sonraki 18. yüzyılın sonlarına gelindiğinde dahi, Osmanlı sultanları, bir........
