We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KARZ-I HASEN: SOSYAL HAYATIMIZIN BİZE UNUTTURDUĞU BİR KAVRAM

2 1 1
11.09.2021

Kur’an, Müslümanın zorunlu ve gönüllü olarak yapması gereken yardımlardan söz eder ve bunları da, zekat, infak, sadaka ve karz-ı hasen olarak açıklar.

Karz, “Geri ödenmek üzere verilen mal veya birine ödünç/borç verme” demektir. Karz-ı hasen ise, Allah rızasından başka bir menfaat beklemeden verilen borcun adıdır. Kısaca karşılıksız borç vermedir. “Allah’a kim bir ödünç verirse, Allah da onun karşılığını kat kat verir”[1] ayeti ve benzeri diğer ayetler, bunu ifade ederler. Bu nedenle ayette zikredilen ödünç, sıradan bir ödünç verme değil, karz-ı hasen/güzel ödünç verme, daha açık bir ifade ile faizsiz borç verme demektir.

Allah Teâlâ’nın, ayette doğrudan “ karz/ ödünç” deme yerine, bir sıfat ilavesiyle “karzen hasenen/ güzel borç” demesinin özel bir anlamı olmalıdır. Bunu anlamak için Cahiliye döneminde yapılan uygulamaya bakmak, kafi olacaktır. Bilindiği gibi Hicaz bölgesinde yaşayan insanlar, arazi şartları müsait olmadığı için tarım yerine ticaret yaparak hayatlarını idame ettirme çabası içinde olmuşlardır. Ticarî hayatlarında ise çoğunlukla takas usulü geçerli olmuş, az da olsa para kullanılmış; ödünç vermede veya diğer ticarî işlemlerde ise riba/faiz alıp vermek, bir kural haline getirilmiştir. İşte böyle bir sosyal, kültürel ve iktisadî ortamda indirilen Kur’an, “Alış veriş helal, riba haramdır” [2] diyerek, ribayı/faizi yasaklamıştır. Konu ile ilgi ayetleri, bu bağlamda anlamaya çalıştığımızda “karz-ı hasen” nin faizsiz borç anlamına geldiği görülecektir.

İnsan, fıtratı gereği genellikle yaptığı yardımlardan veya iyiliklerden dolayı bir karşılık bekler. Bu karşılık, bir “teşekkür” veya “Allah razı olsun” şeklinde olabileceği gibi, maddî bir kazanç da olabilir. Nitekim Cahiliye döneminde bu karşılık, riba/ faizdi. Allah Teâlâ riba/ faizi yasaklayınca ödünç vermede alınan maddî karşılık da ortadan kalkmış oldu. Ancak Allah Teâlâ, bir yasak koyarken, sadece o yasağı koymakla yetinmemiş, onun alternatifini de önermiştir. Buna göre borç veren kişi, ödünç verdiği kişiden maddî bir karşılık talep etmeyecek, ama bunun yerine Allah’ın kendisine vermeyi vaat ettiği karşılığı bekleyecektir. Nitekim “Allah da onun karşılığını kat kat verir”........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play