We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BİR DÜŞÜNCE SORUNU OLARAK ÖN YARGI

2 1 1
02.10.2021

Ön yargı, insanın davranışlarını etkileyen önemli faktörlerden birdir. “ Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikre” [1] ön yargı denilmektedir. Bir başka ifade ile “Ön yargı, bir grup üyesine sırf o gruptan olmasından dolayı olumsuz bir duygu beslemektir”[2]. Bu nedenle “Önyargı, kanıta, herhangi bir bilgi ya da deneyime dayanmayan her türlü olumsuz “ön fikir” anlamına da gelir. Önyargılar davranışa dönüştüğünde ise ayrımcılık söz konusu olmaktadır.

Ön yargı ile anlam benzerliği olan ve birbirini tamamlayan diğer bir kavram da kalıp yargıdır. “ Kalıp yargı, bir sosyal gruba karşı bazen ön yargıları besleyen, bazen de ön yargıdan beslenen kolektif inançlar”, olarak tanımlanır. [3] Kalıp yargı, toplumun belirli bir kesiminde kabul gören ve değiştirilmesi zor olan bir düşünce tarzıdır. Bu düşünce tarzına göre hakkında yorum yapılan konu için tek bir düşünce geçerlidir ve diğer düşünceler ise kesinlikle geçerli değildir. Dolayısıyla kalıp yargıya dayalı bir düşünceyi ortadan kaldırmak, adeta imkansızdır. Bu nedenledir ki Einstein, “İnsanların önyargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur” deme ihtiyacını hissetmiştir. Ön yargılarımızın davranışlarımızı etkileyen önemli faktörlerden biri oluşu, bu sebeptendir.

Bir hayat rehberi olan Kur’an’da da önyargı veya kalıp yargı ile ilgili dikkat çekici bilgilerin yer aldığı görülür. Mesela bir ayette küfürde direnenlere “ Haydi Allah’ın indirdiği Kur’an’a uyun” denildiğinde, “Hayır, biz atalarımızdan ne gördüysek ona uyarız” derler. Peki ataları hiçbir şeye aklı ermeyen ve doğru yolu bulmayan kimseler idiyse, yine de onlara mı uyacaklar?” [4] sorusu sorulmakta ve cevabı istenmektedir. Ayet, bir zihniyeti, bir düşünce tarzını, daha açık bir ifade ile ön yargıya dayalı bir davranışı eleştirmektedir. Nitekim Merhum Elmalı’lı Hamdi Yazır da “Atalarından kalma eski adetlerin emri hakka, hükmü ilahîyeye muafık olup olmadığını aramazlar da sırf taassup ile ne olursa olsun taklit ve ittiba edeceklerini söylerler” [5] yorumu ile bu konuya dikkat çeker.

Kur’an, ön yargılı........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play