EY ORUÇ! TAKVANIN/GÜZEL AHLÂKIN ANASI, AZİZ ORUÇ, HOŞ GELDİN!

EY ORUÇ! TAKVANIN/GÜZEL AHLÂKIN ANASI, AZİZ ORUÇ, HOŞ GELDİN!

Ramazan-ı şerifi, orucu, takvayı/güzel ahlâkı, insanlığımızı ve nice değerlerimizi bize; lutfettiği akıl ile, Kur’an ile kazandıran Rabbimizedir tüm hamdımız, senamız ve şükrümüz. Çünkü Ramazan’ın anası Kur’an’dır. Ramazan, orucun anasıdır. Oruç, takvanın/güzel ahlâkın anasıdır. Takva/güzel ahlâk, hesap verilebilir bir yaşam sorumluluğu da insaniyetimizin anasıdır. Özetle anaların anası, mübarek Kur’an’dır. Ramazan’ı, orucu, takvayı/duyarlılığı ağlatan, gündemine almayan, Kur’an’ı da ağlatır, kendini de. Ramazan’ı, orucu, takvayı/sorumlu, duyarlı yaşamı baş tacı eden, seven, sevindiren, Kur’an’ı sevindirir, Rabb-i Kerîmi sevindirir ve insanlığıyla kendini sevindirir.

Kur’an’ın inişiyle şereflenen ramazan, bu kutlu/Kur’an’ın doğumunu taçlandırdı oruçla. 11 Ay yer sofrasıyla doyan bedene hele bir dur; gök sofrasıyla/Kur’an’la insanın ruhunu/aklını, iradesini ve vicdanını doyurmaya sıra gelsin istedi Rabbü’l âlemîn.

“SİZ ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı; belki bu sayede takvâya/güzel ahlâka erersiniz.” (Bakara,2/183)

Oruç, insanı iftara taşır ama iftihara/övünmeye asla… Haddi aşıp bir de “oruç tuttun mu, tutuyor musun?” sorusunu sorma gibi ibadet jandarmalığını Allah kimseye vermemiştir. Sorarsa Allah sorar, yeryüzünde O’nun vekili, avukatı, jandarması yoktur. Peki bir de “Biz Allah’ın sevgili kullarıyız!” diyen kibir teolojisinin liderlerine ne demeli? Oysa insanı tartan, kendi Resullerine/elçilerine bile ”Siz de ölümlü birer insansınız.” buyuran, sınır çizen Allah’tır.

(Ey Resul!) De ki: Ben de sizin gibi ölümlü bir beşerim, şu var ki bana ilahınızın sadece tek bir ilah olduğu vahyediliyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi ve güzel işler yapsın ve Rabbine kullukta hiç kimseyi O’na ortak, aracı etmesin.”(Kehf,18/110; Fussilet, 41/6)

Oruç, hatır-gönül işi bir ibadet değil, “At topunu, al orucunu!” diyebileceğimiz bir isyan refleksi veya açlık grevi hiç değil, tüm samimi niyet ve gayretimizle ahlâkı, edebi, terbiyeyi, iyi insan olmayı seçtiğimiz sorumluluk, duyarlılık ve güzel ahlâk mektebidir oruç.

Oruç, basit ve düz okumayla bedeni aç-susuz bırakmaktır ki, bu orucun en kolay yanıdır. Ancak, derdi rahmet ve merhamet, şefkat ve adalet, iyilik ve hayr olan, hesabı verilebilir bir hayat kaygısı taşıyan, karnını değil de ruhunu/aklını, iradesini ve vicdanını doyurma özleminde olan bir mü ’minin önüne dünyanın en mükellef sofralarını, içeceklerini dizseler, sahurla-iftar arasında dönüp de bakacak değil, ağzını bıçak açacak değil.

Allahu ekber, Allahu ekber! İman ile, sonsuz güven ile Sana teslim olduk yâ Rab! Bu beden Sen’in, aldığımız nefes, hava Sen’in, yiyip içtiğimiz her bir şey Sen’in, varlığımız Sen’in, ölümümüz Sen’in ve tüm ibadetimiz, itaatimiz ve duamız Sen’in. Evet, evet her şeyimiz bütünüyle yüce Zâtına feda olsun, kurban olsun, kulun ve yeryüzünde kolun olsun (En’am, 6/162). İnşallah…

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube


© Mir'at Haber