BİR KURBAN İÇİN BİR FİDAN, HAYATA CANDIR, NEFESTİR

BİR KURBAN İÇİN BİR FİDAN, HAYATA CANDIR, NEFESTİR.

Kurban, yaklaşmaktır, yakınlaşmaktır, ama kime? Allah’a mı, insana mı, kendimize mi? Üstelik içinde kan, can ve acı barındıran bir ibadet ile mi?

Direkt kurban ile Allah’a yaklaşmayı düşünüyorsak; Rabbimiz ne yapsın eti, kemiği, ve kanı? Zaten mübarek Kur’an’ında da “Bu kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz! Fakat Allah’a ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır…”(Hac, 22/37) buyurmadı mı? Peki o halde takva nedir? Öncelikle iç ve dış dünyamızdaki kötülükleri ve kötü olanları def etmektir ki, yerine iyi olan konulabilsin. Allah’ın insana emanet ettiği dünyalıkların bitimsiz hırsının, insan ile Rabbi arasına girmesinin kesilip atılmasıdır takva. Amacı takva/ sorumluluk ve duyarlılık bilinci olan kurban, Allah rızası için kamu yararına feda edilen candır. Kendi canımızdan ve kanımızdan yapamadığımız fedakârlığı ve ikramı, kurban ile telafi etme sorumluluğumuz var. İşte bu sorumluluğumuzdur takvamız. Öyleyse Allah’a yakınlığımız, Hakk’ın rızasına bağlıdır. Hakk’ın rızası, halkın rızasında gizlidir. İnsanın Allah’a yakınlığı ise, insanın insana yakınlığı ile sağlanır. Yaşatmadan yaşayamayız. Çünkü insan insanla yaşar. İşte unutulan bu sorumluluğumuzun ilk tohumu kurbandır. Ve kurban bizlere hem yemeyi, hem de yedirmeyi ahlâk kılan bir öğretidir.

“Onların etinden hem siz........

© Mir'at Haber