SON SAAT’İN SON UYARILARI
SON SAAT’İN SON UYARILARI
Yazmak, “bir şeyi kaydetmek, onu koruma altına almak” demektir. Kur’ân, hesap gününde insâna, geçmişine ilişkin her şeyin bilgisinin içinde yer aldığı bir “sicil” çıkaracaktır.[1] Üstelik insân, o gün bu yazılanlardan “kendi hesabını çıkaracak” idrâkte olacaktır. Hâtta bu sicil önüne konulduğunda irkilecek ve şöyle diyecektir: “Vah bize! Nasıl bir sicilmiş bu! Küçük, büyük hiçbir şey bırakmamış, her şeyi hesaba geçirmiş!”[2] İşte Kamer/53. âyetinde bize bu gerçek bir kez daha hatırlatılmaktadır: “Ve [insânın yaptığı] her şey, ister küçük isterse büyük olsun, [Allah’ın nezdinde] kaydedilmektedir.”[3] Anlaşılıyor ki; insân, yaptıkları yanına kâr kalacak veyâ unutulacak şeklinde bir inanca kapılmamalı, “Son Saat” bize bulmaz diye düşünmemelidir. Kur’ân’ın bir başka âyetinde hakîkate şartlanmış olanların böyle bir düşüncesine karşılık onlara şu cevap verilmiştir: “De ki: Hayır, insân kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O’nun bilgisinden kaçamaz; ve bundan daha küçük veya daha büyük bir şey yoktur ki [O’nun] apaçık fermanında yer almasın.”[4] Şüphesiz bu âyetlerin amacı, insânları bu uyarılarla hem iyiye teşvik etmek, hem de........
