menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KADERLERİYLE BULUŞACAKLARI AN

4 1
06.02.2026

KADERLERİYLE BULUŞACAKLARI AN

Uyarılmasalardı “biz bilmiyorduk” deme hakkına sahiptiler ama onlar seçme özgürlüklerini inkârdan ve yalanlamadan yana kullandılar. Tevhid yerine şirki tercih ettiler. Ezeldeki kaderleri “seçme” üzerine takdir edilmişti ama tercihleri/seçtikleri şimdi kaderleri oldu. Artık onlar için belirlenmiş olan “azapla buluşma zamanları” yani “son saatleri” gelip çattı. Bu zamana kadar kıssalarda anlatılanlar bir başlangıçtı ve onların tam cezaları değildi. Ama asıl şiddetli acı şimdi başlayacaktı. İşte Kamer/46-47. âyetler bu kaçınılmaz büyük randevuyu şöyle anlatmaktadır: “Evet! Son Saat, onların kaderleriyle gerçekten buluşacakları andır; ve o Son Saat en korkunç ve en acı [an] olacaktır: çünkü, günaha batmış olanlar [o zaman, görecekler ki] sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişler!”[1]

Âyette “o saat”te karşı karşıya kalacakları durumu tasvir eden “edhâ” kelimesi “kurtulma çaresi olmayan en büyük belâ ve musibet” demektir. Bu kelimeyle müşriklere arkalarını dönüp kaçtıkları bozgunla işlerinin bitmediği, onlara verilen asıl randevuda yâni o saatte/kıyâmette durumlarının bundan daha acı olacağı açıklanmaktadır. Böylece bu dünyâdaki bozgunun onlar için son değil, bir başlangıç olduğu bildirilmektedir. Dünyâdaki bozgundan daha acı olacak olan bu bozgun, kendilerine azabın vaad edildiği ve büyük bir facia yaşayacakları kıyâmet saatinde gerçekleşecektir. Çünkü âhiret azabı dünyâda gördükleri ve görecekleri bütün azaplardan daha dehşetli ve daha acıdır. Tufandan kasırgaya, şimşekten taşları savuran müthiş rüzgâra, Firavun ile yandaşlarının güçlü ve sert şekilde yakalanışlarına varıncaya kadar, Kur’ân’da sahne sahne anlatılan tüm dünyevî azaplardan daha korkunç ve........

© Mir'at Haber