We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sosyal Medya Hatiplerinin Uydurmalarına Dikkat!!!

3 2 0
05.07.2022

Sosyal medyada reyting yapmak ve binlerce tıklamaya erişmek için, pireyi deve yapan ya da asıl olayları ekseninden kaydırarak dramatize eden bir takım yeni yetme hatipler türedi. Eskiden bu işi “Kıssacı vaizler” yapardı. Cemaati coşturmak, onları heyecanlandırmak için hadisler uydururlar, olmamış olayları akla ziyan bir şekilde anlatırlardı. Geçmiş âlimlerimiz onlarla çok mücadele etmiş ve hadis diye uydurduklarını, sahih hadislerden arındırmak için kılı kırk yarmışlardır.

Günümüzde bu iş, sosyal medya kullanılarak yapılmaktadır. Rasûlullah’tan gelen sahih rivayetler, ekseninden kaydırılarak ve akıl almaz yalanlar katılarak anlatılmaktadır. İslamî alt yapıları olmayanlar da yorumlarda bu yalancı sahtekârlara dua ve methiyeler dizmektedirler. Bu yalancı sahtekâr uydurmacılardan birini burada deşifre edeceğim. Doğru haberi çarpıtarak ve yalanlar katarak şöyle anlatıyor:

“Hz. Cabir, Peygamberimizi evinde ağırlamak istedi. İmkânı olmadığı halde Peygamberi ağırlama şeref ve fırsatını yakalamak istedi ve Rasûlullah’ı evine davet etti. Bir koyun kesti. Evinde iki de oğlu vardı. Eşine yemekleri pişirip hazır etmesini söyledi. Kendisi de gidip Rasûlullah Efendimizi çağırdı. Peygamberimiz de daveti kabul etti. Davetin kabul edilmesine çok sevinerek eve geldi. Yemeğin hazırlanmasına yardım etmek istedi. Kestiği hayvanı kiler gibi bir yere koymuştu. Damlayan kanlar kapının altından akmaya başlamıştı. Evin küçük oğlu merak edip bunun ne olduğunu sordu. Büyük oğlan da babasının bir koyun kurban ettiğini, eğer merak ediyorsa ona gösterebileceğini söyledi. Çocukça bir duygu sevinciyle kardeşini yatırdı ve elindeki bıçakla kardeşinin başını gövdesinden ayırdı. Sonra ne yapacağını bilemedi, çok korktu. Bu arada Cabir b. Abdullah bazı eksikleri tedarik etmek için dışarı çıkmıştı. Hanımı, çocukların sessizleştiğini fark edince korktu. Sonra kilere yaklaştı, bir de baktı ki küçük çocuğu kanlar içinde yatıyor. Büyük oğlunun elinde de bıçak var. Can havliyle ve anne şefkatiyle çocuğuna sarılıp “oğlum ne yaptın?” demek için çocuğa doğru yöneldi. Çocuk korkusundan kaçtı, dama çıkıp kaçmak isterken kafası üzerine düştü ve kafası parçalanarak o da öldü. İki çocuğunu bu şekilde kaybeden anne şimdi ne yapacaktı? Akşam Rasûlullah yemeğe gelecekti. Sahabe, Rasûlullah’a karşı derinden sevgi beslerdi. Ona hitabederken “Anam, babam, malım, çocuklarım sana feda olsun ya Rasûlallah!” derlerdi. İşte bundan dolayı hıçkırıklarını........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play