We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İlkeler, Egolara Kurban Edilirse…

2 1 0
21.06.2022

İnsanoğlu, hayrı da şerri de yaşayabilme kıvamında yaratılmıştır. Allah, genlerimize fücuru da, takvayı da kodlamıştır. (Bak: 91/Şems:8). Müslümanlar, inandıkları Kur’an ve Sünnet ilkelerine sahip çıkıp bu doğrultuda tahkim oldukları sürece, egolarına pirim vermeyeceklerdir. İslamla müşerref olan her mümin; düşmanlıklarını ve kan davalarını bir tarafa bırakıp mal, servet, ırk, kabile, soy ve cinsiyet farklılığının üstünlük sebebi olmadığı bilincine ulaşacaktır. Bunlardan kaynaklanan kibir ve asabiyet taassubu gibi cahiliye değer yargılarını çöpe atarak “İslam kardeşliği” potasında eriyip, üstünlüğün sadece takvada olduğuna inanan bir ümmeti teşkil edeceklerdir.

İşte günümüzde bunun hasretini çekiyoruz. Bugün, kendi değerlerine düşman, düşmanın değerlerine hayran bir nesil türemiştir. Emperyal güçler, halkı Müslüman ülkelerde kurmuş oldukları tuzaklarla, yerli işbirlikçileri de yanlarına alarak neslimizi çalmışlardır. Bizler, Milli liderler ve milli iktidarlar oluşturmak suretiyle siyonist/emperyalist tuzakları boşa çıkarmak zorundayız. Siyonist tuzaklar, sadece bugünün ürünü değildir. Medine İslam devleti kurulduğunda Evs ve Hazrec kabileleri arasında yüz yirmi yıldır süren kan davalarının, İslam’a girmeleriyle son bulduğu ilk günlerden beri bu tuzak vardır.

Bunu şu tarihi olay tescillemektedir: Oldukça yaşlı ve eski tüfek bir Yahudi olan Şâs bin Kays, cahiliye döneminde inkârda şedit, Müslümanlara karşı da oldukça kindar ve hasetçiydi. Müslümanlara karşı aşırı kindar ve onları kesinlikle çekemeyen azılı bir kâfirdi. Medine’nin yerlisi olan ve Ensar diye adlandırılan Evs ve Hazrec kabilelerinden bir topluluğu, oturmuş sohbet ederlerken görür. Cahiliye dönemindeki düşmanlıklarından sonra Müslüman olmalarıyla aralarında meydana gelen birlik ve ülfeti görünce öfkelenmiştir. Şöyle mırıldanır: “Vallahi onlar böyle toplandığı sürece bize huzur yok.” Yanındaki yahudi gence: “Yanlarına git ve onlarla beraber otur. Onlara Buas gününü ve öncesini hatırlat. O gün ağızlarından düşürmedikleri bazı şiirleri onlara oku” dedi. Buas günü, Evs ve Hazrec’in birbiriyle savaştıkları ve Evslilerin zafer kazandığı gündür.

Yahudi genç, denileni olduğu gibi yaptı. Bunun üzerine iki taraf arasında tartışma ve övünme başladı. Bir an için değerlerinden, İslam kardeşliği potasından uzaklaşarak cahiliye dönemindeki egolarına döndüler. Evs’ten, Evs b. Kayzî’nin, Hazrec’ten de Cebbâr b. Sahr’ın, dilerlerse hemen şimdi savaşı tekrar başlatabileceğini söylemesi üzerine her iki taraf da silahlanıp Harre’de buluşmaya karar verdiler. Evs’in adamları Evs’e, Hazrec’in adamları Hazrec’e katılarak; “Tekrarlıyoruz. Silahlara! Silahlara! Karşılaşma yeri karataşlı arazi” diyerek kalktılar. Bu durum Hz. Peygamber’e ulaştığında yanında muhacirlerle birlikte........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play