We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İlkeler Bâki, Kişiler Fânidir

2 1 10
17.05.2022

Gelişmemiş ya da az gelişmiş toplumlar, kişilerin etrafında halkalanıp onun iki dudağı arasından çıkana mahkûm olurken, gelişmiş toplumlar ise, ilkeler etrafında halkalanır ve o ilkeler doğrultusunda hareket ederler.

Rasûlullah (sav), ahirete irtihal edince, haberi duyan Hz. Ömer “Kim Muhammed öldü derse boynunu vururum” diye kılıcını çekmişti. Hz. Ebu Bekir geldi, Peygamberimizin yüzünü açtı ve “Ya Rasûlallah! Ne güzel yaşadın ne güzel öldün” dedi ve alnından öptü. Sonra sahabeye dönerek “Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.” (3/Âl-i İmran:144) ayetini okudu ve “Kim Muhammed’e tapıyorsa o ölmüştür. Kim Allah’a tapıyorsa O, hayyün lâ yemûttur/diridir ölmez” dedi. Bu ayeti duyan Hz. Ömer “Sanki ayet yeni iniyormuş gibi geldi bana. Eğer Ebu Bekir olmasaydı ben helâk olmuştum” sözünü üç kere tekrar etti. İşte insan, çok sevdiği birini kaybedince şoka girerek ağzından çıkanı kulağı duymaz. Hz. Ömer bu refleksi göstermiştir. Soğukkanlılığını kaybetmeyen ve her canlının fani olduğunu, vakti gelince gideceğini, Peygamberimize hitabeden “Sen öleceksin, onlar da ölecek” (39/Zümer:30) ayetinin bilinciyle, peygamber de olsalar insanların ölümlü ama getirdikleri ilkelerin baki olduğunu Hz. Ebu Bekir, bu tavrıyla ortaya koymuştur. Çünkü İslam’da kişiler fani, ilkeler bakidir. Rasûlullah görevini tamamlayıp ilahi sistemi gönüllere ve hayata hâkim kıldıktan sonra sahabeyi o ilkelerle baş başa bırakıp Rabbine kavuşmuştur.

Biz, Rasûlullah’ı malımızdan, anamızdan, babamızdan hatta canımızdan daha çok severiz. Çünkü bizler “Peygamber, müminlere kendi canlarından üstündür” (33/Ahzab:6) ayetine inanmış insanlarız. Fakat peygamber sevgisi, Allah’ın sevgisinin başladığı yerde biter. Ama Hristiyanlar Hz. İsa’yı o kadar çok sevdiler ki ona bir türlü insanlığı uygun görmediler, ilahlaştırarak “Rab İsa” dediler. Görüldüğü gibi, Allah’ın verdiği kıymete kanaat etmeyip sevgide aşı gitmek de insanı şirke düşürmektedir.

İşte kişi merkezli hareket eden toplumlar, zaman içinde o kişiyi kutsayıp ilahlaştırırlar. Bunun tipik örneğini kemalizmde ve Hristiyanlıkta açıkça görmekteyiz. Cumhuriyet kurulduktan sonra kemalizmi ihdas edenler, cumhuriyetin bânisini ilahlaştırmışlardır.

Hristiyanlar kişiyi kutsallaştırır. Müslümanlar ise ilkeler etrafında halkalanır. Hristiyanlar Hz. İsa’yı ilahlaştırmıştır ve onun doğum gününü takvim başlangıcı yapmıştır. Müslümanlar ise cemaatten devlete geçişin dönüm noktası olan hicreti, takvim başlangıcı........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play