We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

HALİL KONAKÇI HOCA VE ÜSLÛP MESELESİ

4 2 1
09.08.2022

Son günlerde Halil Konakçı hocanın; “Bak sokaklar ne hale geldi! Kasap dükkânı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor artık. 100 yıl önce dedelerimizin yatak odasında göremediği kıyafetleri biz çarşıda pazarda plajda görüyoruz. Neden? Bu kadınların başında yok mu adamları, abileri, babaları, kocaları? Geçtim helali haramı hadi buna inanmıyorsun. Tamam, ateistsin, imanın zayıf… Ya hiç mi kıskanmıyorsun?” sözlerinden hareketle kadınları, bütün çıkarlarına meze olarak kullanan azgın azınlığın temsilcileri ve İslam düşmanlığı tarihen tescilli olan malum partinin laik, kemalist tayfası “kadını aşağılıyor” diye sosyal medyada linç kampanyası başlatmıştır.

Hâlbuki Konakçı hoca tam tersine -vaazının bütünü içerisinde- kadınları yücelten ifadeler kullanmış, kadınları aşağılayanları eleştirerek, İslam’ın kadınlara nasıl pozitif ayırımcılık yaptığını, onlara nasıl cihad gibi zor sorumluluklar yüklemediğini, onların meta gibi kullanılmaması istikametinde tedbir aldığını anlatmıştır. Otomobil lastiği tanıtımı yapanların bile, mini etekli kadınları meta olarak kullandığını ifade etmiştir. Sonunda sözü çıplaklığa getirerek sokaklar kasap dükkânına döndü diyerek çarpıcı tespitte bulunmuştur.

Resul Tosun, Star gazetesindeki köşesinde “Konakçı hocanın söylediklerinde bir yanlışlık yok, kasap dükkânı benzetmesini tasvip etmediğimi belirtmekle birlikte, hoca da bu konuda ilk değil. Laurie Penny isimli bir feminist batılı yazar “Meat Market: Female Flesh Under Capitalism/Et Pazarı: Kapitalizmde kadın bedeniadında bir eser yazmıştır ve o eser, bu adla 2018’de Türkiye’de yayınlanmıştır. Penny, kapitalizmin kadın istismarını kendi açısından anlatmış, Halil Konakçı hoca da meseleye İslamî açıdan bakmış ve çıplaklığı eleştirmiştir. Yani biri et pazarı ötekisi kasap dükkânı derken ikisi de aynı şeyi söylemiştir” diye yazmış.

Evet, feminist Batılı yazara gıkları çıkmayanlar, Müslüman olduğu için Konakçı hocaya “kadını aşağılıyor” diye bayrak açtılar. İşte buna gabilik ve embesillik denir.

Gürsel Tekin namlı milletvekilinin ““Hoca, seni hayallerinin ülkesine kavuşturacağım. Kabil’e tek gidiş uçak biletin benden. Bavulunu topla hemen rüyana kavuş. Laik Cumhuriyetin ekmeğini yeme. Tam istediğin hayatı yaşa.” diyen twetine ne demeli? Be adam! Silah zoruyla, idamlarla, sürgünlerle, faşistçe toplumu sindirerek batıdan ithal ettiğiniz dayatma devrimlerinizle, bin yıldır İslam’a analık etmiş Anadolu topraklarında kurduğunuz kaçak gecekondu devletiyle bu ülkenin sahibi mi olduğunuzu zannediyorsunuz? Ecdat bu toprakları; “Zorbaca usullerle şeriatı kaldırın ve laikliği ilan edin” diye düşmandan kurtarmadı. Cephede şehit olan atalarımız “Şeriat, hâkimiyetini sürdürsün” diye can verdiler, laiklik ilan edilsin diye değil… Uçak bileti alınması gerekenler, bu topraklarda kaçak gecekondu devletiyle ülkeyi sahiplenmek isteyen sizlersiniz, Müslümanlar değil… Yedi Güzel Adamdan biri olan merhum Rasim Özdenören’in dediği gibi: Hem bu deveyi güdecek hem bu diyarda kalacağız. Çünkü deve de bizim diyar da.

Halil Konakçı hocanın üslubuyla ilgili bizim cephedeki sese kulak verdiğimizde, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et.(16/Nahl:125). Ve “Firavuna gidin çünkü o iyiden iyiye azdı. Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya korkar.” (20/Tâhâ: 43-44) ayetlerini cımbızla çekerek Halil Konakçı hocanın üslûbunun sert olduğunu, böyle tebliğ dili olamayacağını ifade buyurduklarını görürüz.........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play