ESKİ TÜRKİYE ÖZLEMCİLERİNE VE ŞOVENİSTLERE KAPAK OLSUN

ESKİ TÜRKİYE ÖZLEMCİLERİNE VE ŞOVENİSTLERE KAPAK OLSUN

12 Eylül ihtilalinden dört sene sonra, 1984’ün soğuk Şubat günleriydi. Ülkede sıkıyönetim vardı. Yapılan iftiralar nedeniyle irtica suçlamasıyla dört öğretmen Bingöl’de tutuklanmıştık. Polislerin araştırması sonucu suçsuz bulunmuştuk ama sıkıyönetim komutanının direktifi olmadan karakol serbest bırakamıyordu. Komutan Tuğgeneral de, kış tatbikatı dolayısıyla iki haftalığına Erzurum’a gitmişti…

Erzurum’daki kış tatbikatı bitmiş, sıkıyönetim komutanı, Bingöl’e dönmüştü. Komiser Murat Bey, yanımıza gelerek:

– Öğretmenler! Çabuk hazırlanın. Komutana gidiyoruz. Kravatlarınızı da takın.

– Tıraş olmayalım mı? On beş gündür hiç tıraş olamadık.

– Hayır olmayın. Tutuklu kaldığınız nereden belli olacak?!

Hazırlık tamam olunca komiser Murat Bey refakatinde komutanın huzuruna çıkarıldık. Komutan:

Cumhuriyetin öğretmenleri nasıl olmalı? Diye soru yöneltince, Fransızca öğretmeni Recai bey, cevap olsun diye:

Efendim, Atatürk ilke ve… diyecekti ki, komutan sözünü keserek:

Çağdaş olmalı çağdaş!!! Tamam mı? Çağdaş olacaksınız.

Tamam, dedik.

Komutan, komiser Murat beye dönerek:

– Tamam, serbest bırakabilirsin Murat Bey, dedi.

Çağdaş olacaksınız tamam mı? Evet, tamam” soru ve cevabının tecelli etmesi için iki hafta zindanda yatmamız mukaddermiş meğer.

Tekrar zindana döndük. İşlemler tamamlandı ve akşam ezanından sonra serbest bırakıldık. Dışarıda Fransızca öğretmeni Recai beyin akrabaları taksilerle bekliyorlardı. Hemen arabalara atlayıp Bingöl’e 20 km. uzakta bulunan Genç ilçesine gittik. Eve varınca henüz yatmamış olan çocuklarım, sevinçle boynuma sarılıp koklamaya başladılar. Her gün akşam yemeğini yiyince yatan çocuklar, o gün babalarının geleceğini annelerinden öğrenince sevinçten uyuyamamışlar. Mutlu bir buluşma ile iki haftanın hasreti böylece noktalanmış oldu.

Akşam gelirken yolda Recai Bey ile yarın aynı saatte ve öğrenciler teneffüste iken okula gitmeyi kararlaştırdık. Anlaştığımız gibi ikinci dersin teneffüsünde Recai Beyle okulun avlusuna girince bütün öğrenciler sevinç çığlıkları atarak, etrafımızda halka oluşturup:

– “Geçmiş olsun” dileklerinde bulunurken, kimisi de pencerelerden alkışla tempo tuttular. Manzarayı gören sol ideolojiyle saplantılı öğretmenler, öğretmen odasını boşaltarak müdür ve müdür yardımcısının odasına gitmişler. Recai Beyle doğruca öğretmen odasına vardık. Arkadaşlar, sevinçle ve ayakta........

© Mir'at Haber