Aslında cumhuriyetin 100. Yılı dolayısıyla yazmayı hiç düşünmüyordum. Susmayı tercih edecektim. Fakat bizim mahalleye mensup bildiklerimizin coşkulu kutlamalarına bakınca “Celladına âşık” bir kitle haline gelmiş olmanın şaşkınlığı ile ben de bir şeyler yazmak istiyorum.

Cumhuriyetle bizim bir alıp veremediğimiz yoktur. İçini nasıl doldurursanız, ona göre anlam kazanır. Dört halife döneminde “kamu hukuku” hâkim idi. Yani vatandaş kendini yönetecekleri, irade beyanı ile seçiyordu. O gün bunun adı “Biat” idi. Rasûlullah (sav), vefatından önce bir halife tayin etmemişti. İlk halife Hz. Ebu Bekir, Beni Sakife sofasında, sahabenin biatiyle/irade beyanı ile seçilmişti. Diğer üç halife de, seçilerek iş başına getirilmişti, atanarak değil…

Emevilerle, saltanata geçildiği için devlet başkanları seçimle değil, “babadan oğula” sistemiyle iş başına getirilmiştir. Yani kamu hukuku gasp edilmiştir. Cumhuriyet, kamu hukukunun devreye sokulması için uygun bir siyasi sistemdir. Ama bizde 1923’ten sonra yapılan devrimler, cumhurun istediği doğrultuda değil, idam, sürgün ve silah zoruyla, cumhura rağmen yapılmıştır. Hem de cumhuriyet adı altında yapılmıştır. Mesela;

Koca bir millet harf devrimiyle bir gecede cahil bırakılırken hangi cumhura soruldu?

Kur’an Kursları ve medreseler kapatılırken, Kur’an okutan hocalar jandarma dipçiği ile karakollarda işkenceye tabi tutulurken hangi cumhurun onayı alındı?

Duvarında “Onların işleri aralarında şûra iledir(42/Şûra:38) ayeti yazılı olan ve işlerini İslam kurallarına göre karara bağlayan, Anayasasında “Devletin dini İslam’dır” yazan seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtıp, Anayasasından “Devletin dini İslam’dır” maddesini çıkaracak olan ve kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirken hangi cumhura sordular?

Şeri hukuku kaldırıp, “Türk vatandaşı; İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri usulü yasasına göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir.” şeklinde karikatürize edilen garabet bir Türk tanımı yapılmasına sebep olan devşirme hukuk sistemini getirirken hangi cumhura sordular?

Camileri ahıra, hatta gazinoya ve hatta geneleve çevirirken hangi cumhurla referandum yaptılar?

1932’den 1950’ye kadar tam 18 yıl ezanı “Tanrı uludur, Tanrı uludur. Bilirim bildiririm Muhammed onun kuludur” diye Türkçe bağırttırırken hangi cumhura danıştılar?

Millete şapka giymeyi dayatırken ve giymeyenleri Rize’de olduğu gibi idam sehpalarında sallandırırken hangi cumhurdan görüş aldılar?

Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” diyerek anayasal korumaya aldıkları laiklik ilkesini dayatıp, dini devletten kovarak vicdanlara, mezarlığa ve camiye hapsederken hangi cumhurdan onay aldılar?

Efendiler! İnsanlar artık elleriyle yaptıkları putlara kurbanlar keserek tapmıyorlar. Bu, ilkel bir şirktir. Bugünkü şirk, “ilkesel”dir. Artık “ilkeler” putlaştırılıyor. Allah’ın ilkelerine, karşı ilkeler icat ederek Allah’a ortaklar koşuluyor. Allah bazı işlere karıştırılıp, bazı işlere karıştırılmıyor. İşte bu putun adı “laiklik”tir. Bugünün Lât’ı, Menât’ı, Uzza’sı ve Hubel’i, “laiklik” ilkesinde mündemiçtir. Bunun en anlaşılır ifadesi “Allah’ı bazı işlere karıştırıp bazı işlere karıştırmamaktır.” Tevhid ehli MüslümanAllah’ı her işine karıştırandır.” Çağdaş müşrik de; “Allah’ı bazı işlerine karıştırıp bazı işlerine karıştırmayandır.” Müşrikin anlayışında Allah hayata müdahale etmez. Onun için bütün türevleriyle laiklik, en masum tanımıyla “Din işlerini, devlet işlerinden ayırmaktır.” Yani dinin başını gövdesinden koparmaktır. Bu da Allah’ı, devlet işlerine yani parlamentoya, kışlaya, mahkemeye ve bakanlıklara müdahale ettirmemektir. Laik kafaya göre Allah’ın yeri vicdanlar, camiler ve mezarlıklardır. Onlar dini sadece namaz, oruç, hac, zekât, sadaka ve tespihten ibaret hale getirmişlerdir. Eğitim kurumlarından mezun olan nesiller de, bu şartlanmayla yetiştiklerinden dolayı, piyasada mebzul bir şekilde mevcuttur. Günümüzde Müslümanlara yapılan en büyük zulüm bu laiklik dayatmasıdır. Çünkü Yüce Allah Lokman suresinde; “Allah’a şirk koşma. Muhakkak ki şirk büyük bir zulümdür(31/Lokman:13) buyurmaktadır. Dolayısıyla cumhuriyetin tosuncukları “Allah’ı bazı işlere karıştırıp bazı işlere karıştırmama” şirkini yetiştirdiği nesle dikte etmişlerdir. İşte cumhursuz cumhuriyet, geçtiğimiz asırda bu zulmü cumhura rağmen hep dayatmıştır.

Ayrıca 28 Şubat sürecinde, “Cumhuriyetin kazanımları ve özellikle laiklik elden gidiyor” naralarıyla üniversitelere başörtülü öğrenci almama, polis zoruyla dışarı atma, kamuda görev yapan başörtülülerin işine son verme, ordu evlerine başörtülü ve sakallı sokmama kuralını işletirken hangi cumhurdan onay almışlardı?

Daha bu sorular uzar gider ama maksadın hâsıl olması bakımından bunlarla yetiniyoruz. İşte “Cumhuriyet” maskesi altında bize bunları yaşattılar. Bundan dolayı “Cumhuriyet” kavramı, Müslümanların hafızasında hep zulmü hatırlatan kekremsi bir kelime olarak yer etmiştir. Bunun unutturulması için, cumhuriyetin, şanına yakışır bir biçimde ve cumhura rağmen değil cumhurla beraber işletilmesi gerekmektedir. Çünkü “Devlet, milletin teşkilatlanmış şeklidir.” Dolayısıyla devlet, milletin inanç değerleriyle çatışmamalıdır.

Cumhurun/milletin iradesinin tecelli etmesi gereken cumhuriyet yönetiminde, maalesef devleti ele geçiren bir avuç zorba, yıllarca bizi inanç değerlerimizden kopararak zulmetmiştir. Biz de, cumhuriyetle yüzleşmemiz gerekirken, kendine yapılan zulümden zevk alan mazoşistler gibi coşkuyla 100. yıl kutlamaları yapıyoruz. Ya da celladına âşık olanlar gibiyiz…

Yazımı, Merhum Üstat Necip Fazıl’ın şu veciz sözüyle bitiriyorum: “Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram olarak kutlayan başka bir millet yoktur.” Anlayana.

Musab SEYİTHAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

QOSHE - CUMHURSUZ CUMHURİYET BİZİ NE KADAR TEMSİL ETTİ? - Musab Seyithan
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

CUMHURSUZ CUMHURİYET BİZİ NE KADAR TEMSİL ETTİ?

7 2
31.10.2023

Aslında cumhuriyetin 100. Yılı dolayısıyla yazmayı hiç düşünmüyordum. Susmayı tercih edecektim. Fakat bizim mahalleye mensup bildiklerimizin coşkulu kutlamalarına bakınca “Celladına âşık” bir kitle haline gelmiş olmanın şaşkınlığı ile ben de bir şeyler yazmak istiyorum.

Cumhuriyetle bizim bir alıp veremediğimiz yoktur. İçini nasıl doldurursanız, ona göre anlam kazanır. Dört halife döneminde “kamu hukuku” hâkim idi. Yani vatandaş kendini yönetecekleri, irade beyanı ile seçiyordu. O gün bunun adı “Biat” idi. Rasûlullah (sav), vefatından önce bir halife tayin etmemişti. İlk halife Hz. Ebu Bekir, Beni Sakife sofasında, sahabenin biatiyle/irade beyanı ile seçilmişti. Diğer üç halife de, seçilerek iş başına getirilmişti, atanarak değil…

Emevilerle, saltanata geçildiği için devlet başkanları seçimle değil, “babadan oğula” sistemiyle iş başına getirilmiştir. Yani kamu hukuku gasp edilmiştir. Cumhuriyet, kamu hukukunun devreye sokulması için uygun bir siyasi sistemdir. Ama bizde 1923’ten sonra yapılan devrimler, cumhurun istediği doğrultuda değil, idam, sürgün ve silah zoruyla, cumhura rağmen yapılmıştır. Hem de cumhuriyet adı altında yapılmıştır. Mesela;

Koca bir millet harf devrimiyle bir gecede cahil bırakılırken hangi cumhura soruldu?

Kur’an Kursları ve medreseler kapatılırken, Kur’an okutan hocalar jandarma dipçiği ile karakollarda işkenceye tabi tutulurken hangi cumhurun onayı alındı?

Duvarında “Onların işleri aralarında şûra iledir(42/Şûra:38) ayeti yazılı olan ve işlerini İslam kurallarına göre karara bağlayan, Anayasasında “Devletin dini İslam’dır” yazan seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtıp, Anayasasından “Devletin dini İslam’dır” maddesini çıkaracak olan ve kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirken hangi cumhura sordular?

Şeri hukuku kaldırıp, “Türk vatandaşı; İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri usulü yasasına........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play