We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Aşk ve Sevgi Üzerine

2 1 0
24.05.2022

Bu haftaki yazımda, bizleri bunaltan hayat pahalılığı, Rusya-Ukrayna savaşı ve Kılıçtaroğlu’nun abuk-sabuk açıklamalarından uzak kalarak özellikle eşler arasında yaşanması gereken aşk ve sevgi üzerinde duracağım. Belki boşanmaların hızla arttığı günümüzde, bu konuda düşünmemize katkısı olur. Çünkü evliliğin, olmazsa olmazı olan sevgi konusunda kalplerimiz çoraklaştı.

Sevgi, evlilik kurumunun vazgeçilmez tutkalıdır ve Allah vergisidir. Sevgi temeli kaybolmuş bir ailenin, eşler ve çocuklar için mutluluk kaynağı olması mümkün değildir. Ya menfaat temeline dayanan bir limitet şirketine dönüşmüştür, ya da her türlü hır-gürün cirit attığı azap cenderesine…

Öyleyse evlilikte aşk ve sevginin önemi izahtan vârestedir. Pekiyi nedir bu aşk? Sevgi ile aşk arasında ne gibi ilişki var? Bunları Amerikalı yazar ve evlilik danışmanı Dr. Garry Chapman’ın “Beş Sevgi Dili” adlı eserinden faydalanarak anlamaya çalışalım. Her şeyden önce evli çiftlerin, bu kitabı baştan sona bir şurup gibi içercesine okumalarını hararetle tavsiye ederim.

Çoğumuz evliliğe, âşık olarak başlarız. Halk arasında “cicim ayları” denilen evliliğimizin ilk yılları; heyecanlı ve zirveye ulaşmış bir âşık olma dönemidir. Bu dönemde gözümüz birbirimizden başkasını görmez. Uykuya birbirimizi düşünerek dalarız. Uyandığımızda ilk aklımıza gelen odur. Kısa süre de olsa ayrıldığımızda, birlikte olmayı özleriz. Onunla birlikte zaman geçirmek, cennetin kapısı önünde oyun oynamaya benzer. Âşık olan biri, sevdiği kişinin “mükemmel” olduğu inancına sahiptir. Gerçekten âşıksak, bunun “pazara kadar değil mezara kadar” süreceğine inanırız. “Şu anda hissettiğimiz harika duyguları her zaman hissedeceğiz. Hiçbir zaman, hiçbir şey aramıza giremez. Hiçbir şey birbirimize duyduğumuz aşktan daha üstün olmayacaktır. Mukaddeslerimizden sonra aşkımız gelir. Senin için Erciyes’ten kar bile getiririm. Bazı evli çiftlerin bu duyguyu kaybettiğini gözlemliyoruz. Fakat bu bizde olmayacaktır. Belki de onlar gerçek aşkı hiç yakalayamadı” diye karşılıklı fikir yürütürüz.

Maalesef âşık olma tutkusunun “mezara kadarlığı” gerçek değil, bir hayaldir. Âşık olma olgusu üzerine geniş kapsamlı bir çalışma yapılmış, çok sayıda çift incelendikten sonra, romantik bir tutkunun ortalama sürecinin iki yıl olduğu, taş çatlasa üç yıl süreceği sonucuna varılmıştır. Bu........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play