YAPAY ZEKÂ: REFAHIN KALDIRACI MI, FITRİ KABİLİYETLERİN ATALET TUZAĞI MI?

YAPAY ZEKÂ: REFAHIN KALDIRACI MI, FITRİ KABİLİYETLERİN ATALET TUZAĞI MI?

İnsanoğlu, varoluşundan bu yana araç kullanma becerisiyle diğer canlılardan ayrılmış; tekerlekten matbaaya, buharlı makineden internete kadar her teknolojik sıçramada kendi sınırlarını zorlamıştır. Bugün karşı karşıya olduğumuz “Yapay Zekâ” (YZ) devrimi de bu kadim yürüyüşün en ileri aşamasıdır. Bir akademisyen ve yönetici perspektifiyle vurgulamalıyım ki; amacımız bir teknoloji karşıtlığı üretmek değil, bilakis teknolojinin sunduğu eşsiz imkânları en üst düzeyde değerlendirerek insanlığın sosyal ve iktisadi refahını artırmaktır. Ancak bu refah yolculuğunda, verimlilik artışının ardına gizlenmiş olan ve insan kabiliyetlerini sinsice kemiren “konfor tuzağına” karşı da uyanık olmak zorundayız.

Verimlilik mi, Meleke Kaybı mı?

Teknolojinin sağladığı kolaylıklar, doğru yönetildiğinde insanı angaryadan kurtaran birer lütuftur. Tarihsel sürece baktığımızda; hesap makinesinin icadı karekök alma gibi karmaşık süreçleri saniyeler içine sığdırarak sayısal verimliliği artırmış, navigasyon cihazları ise bilinmez yollarda yön bulmayı birer çocuk oyuncağına dönüştürmüştür. Fakat burada eleştirel bir süzgeçten........

© Mir'at Haber