ZALİM SİYASET MÜŞRİK ÜRETİR
ZALİM SİYASET MÜŞRİK ÜRETİR
Şirk üzerine yapılanan zalim siyaset kendi mü’minlerini yetiştirmek üzerine hayatı koordine eder. Bunun için de hayatın genişlik alanında el atmadığı yer yoktur. Hukuktan siyasete, iktisattan eğitime, ahlaktan dine, eğlenceden spora kadar müdahil olur. Kurumsal yapılanmasını ikmal ettiğinde ise kendi varlık alanını kısmen veya tamamen değiştirmek isteyenlere ağır cezalar takdir eder. Şiddet bile kullanır. Tarihte bunun örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. Zalim siyasetin merkezinde insanın aşkınlığı ve istiğnası vardır. Bu anlamda insan tek şâri’dir. Yapılanması açısından iyi tahlil edersek zalim siyaset, müşrik bir sistem veya düzendir. Böyle bir düzenin fitne/şirk olduğuna atıflarda bulunan ayetler vardır. [1] Kur’an böyle bir düzenin inşasını ve yaşamasını istemiyor ve Müslümanlara siyasal değişimi sağlamaları için tekliflerde bulunuyor. Yaklaşık 200’e yakın ayet, siyasal yapılanmada kâfir velayetini sona erdirip Müslüman velayetini ikame etmeyi emretmektedir. Müşrik düzenlere karşı Müslümanlara tevhidi bir düzen kurmalarını teklif etmektedir.
Zalim siyasetin mutlak alternatifi olan İslâmî yönetimde ise, idareciler emanetçidirler ve yönetimin merkezinde İslâm vardır. Her şey dine arz edilir. Dinden onay alan şeyler meşruiyet kazanırlar. Dinle çatışanlar ise gayr-ı meşrudurlar. Bu anlamda Kur’an, dinen meşruiyet ifade etmeyen kötü nitelikli kimselerle siyaset yapmayı yasaklamıştır. Bundan amaç, müşrik düzene giden yolları kapatmaktır. Kur’an’ın ortak siyaset yapmayı yasakladığı ve velayet hakkının kendilerine devredilmesini istemediği kişiler şunlardır: Haddi aşanlar, [2] fesatçılar, [3] kâfirler, [4] zalimler, [5] böbürlenip övünenler, [6] günahkârlar, [7] çirkin ve kırıcı........
