menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN’DA KELİME KAVRAMI

12 1
11.02.2026

KUR’AN’DA KELİME KAVRAMI

Kelimenin Kökü

Kelime, ‘ke-le-me’ fiil kökünden gelmektedir. Bu da birini yaralamak, tesir etmek manasındadır.

Arapça’da “kelemtuhû-onu izi, eseri belli bir şekilde yaraladım” denir.

Aynı kökten gelen ‘el-kelmü’, duyulan, algılanan etkidir. Bu etkilenme ya duyularla olur ya da gözle olur. Bir başka deyişle; etkisi bedende duyulan, görme işitme duyusuyla idrak edilen şeydir, yani yara demektir.

Yine bu kökten gelen ‘kelâm’, kulakla algılanan ve etkisi olan şeydir. Bu aynı zamanda söz, bir anlam ifade eden cümle. Konuşma, sohbet, dil anlamlarına da gelir.

Kelâm;

a. Hem (söze) dizilmiş, düzgün lafızlara, hem de o lafızların altındaki anlamlara denir.

b. Dil bilginlerine göre; isim, fiil veya edat olsun, kelâmın bir parçasına da denir.

c. Kelâm bilginlerine göre ise, sadece tam anlam ifade eden tertipli cümleye denir. Kavl-söz sözcüğünden daha özel anlamlıdır. Zira kavl, tek tek sözcüklere denir. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 660)

Nahivde (gramerde) “bir mânaya delâlet eden lafız” demektir.

Bu fiilin tef’ıl kalıbından ‘kelleme’, konuşmak, kelime ile etki bırakmak, birine söz söylemek, çok yaralamak anlamında.

‘tekelleme’ kalıbı, söz söylemek, konuşmak, hikâye etmektir. (Buradan mütekellim; konuşan, kelâm ilmi âlimi anlamında) (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 13/105-106),

‘kâleme’ kalıbı ise biriyle konuşmak, birbirine cevap vermek demektir.

Kur’an’da Allahın kullarıyla konuşması (mükâlemesi) anlamında geçiyor. Bu da iki türlüdür:

1. Dünyada olan. Şu âyette dikkatleri çektiği şekildedir:

“Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Şûrâ 42/51)

2. Âhirette olan. Mü’minlere verilecek sevabı ve onların kerem (şeref) sahibi olacaklarını ifade eder. Fakat bunun keyfiyeti bizce malum değildir.

“Allah bazılarıyla konuşmaz” sözüyle kâfirleri sevaptan ve keremden mahrum edeceğini haber veriyor.

“Allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler ve onu az bir şey karşılığında satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Allah kıyâmet gününde onlarla konuşmayacak, onları arındırmayacak! Onlar için elem verici bir azap vardır.” (Bekara 2/174)

Bazıları pazarlıksız iman etmeleri gerekirken Allah’ın kendileriyle konuşmasını isterler.

“Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mu’cize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri........

© Mir'at Haber