menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN MEZHEPLER: ÜMMETİN KAYBOLAN BİRLİĞİ

18 0
26.03.2026

HAKİKATİN ÜZERİNE ÖRTÜLEN MEZHEPLER: ÜMMETİN KAYBOLAN BİRLİĞİ

İslam ümmeti bugün tarihinin en karmaşık kırılmalarından birini yaşamaktadır. Bu kırılma, yalnızca siyasi sınırlarla parçalanmış bir coğrafyanın hikâyesi değildir; bu, daha derin, daha sarsıcı bir kopuşun adıdır: zihinsel ve kalbî parçalanma. Aynı vahye iman eden, aynı Peygamber’in izinden gittiğini iddia eden, aynı kıbleye yönelen milyonlar; birbirini anlamakta zorlanan, hatta zaman zaman birbirini dışlayan topluluklara dönüşmüştür. Bu tabloyu sadece dış güçlerle, emperyal planlarla ya da siyasi oyunlarla açıklamak eksik kalır. Çünkü asıl sorun içeridedir: hakikatin yerini yorumların, tevhidin yerini aidiyetlerin, ümmet bilincinin yerini mezhep kimliklerinin almış olmasıdır. İşte bu yüzden bugün konuşulması gereken şey mezheplerin varlığı değil; mezheplerin hakikatin önüne geçirilmiş olmasıdır.

İslam’ın ilk ve en temel çağrısı olan tevhid, yalnızca metafizik bir inanç ilkesi değil; aynı zamanda insanın, toplumun ve tarihin yönünü belirleyen bir bilinç inşasıdır. Tevhid, Allah’ın birliğini kabul etmekle birlikte, hakikatin de tek olduğunu, ölçünün de tek olduğunu ve insanın da bu tek hakikat etrafında birleşmesi gerektiğini ifade eder. Bu yönüyle tevhid, parçalanmayı reddeder; çünkü parçalanma, hakikatin bölünmesi anlamına gelir. Oysa hakikat bölünmez. Ancak tarihsel süreçte yaşanan siyasi ihtilaflar, iktidar mücadeleleri ve toplumsal kırılmalar, zamanla düşünsel ayrışmalara zemin hazırlamış; bu ayrışmalar ise mezheplerin oluşumunu beraberinde getirmiştir. Buraya kadar olan süreç, insanın sınırlılığı ve tarihsel şartların etkisiyle anlaşılabilir bir zemine oturur. Fakat asıl kırılma, bu yorumların zamanla mutlaklaştırılması ve dinin kendisi gibi algılanmasıyla başlamıştır. Artık insanlar, vahyin ne söylediğini anlamaya çalışmak yerine, mezhebin ne dediğini merkeze almaya başlamış; böylece din, doğrudan Allah’tan alınan bir rehber olmaktan çıkıp, yorumlar üzerinden okunan bir yapıya dönüşmüştür.

Kur’an’ın bu konuda yaptığı uyarı son derece açıktır ve herhangi bir yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar nettir: “Dinlerini parça parça edip fırkalara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur.” Bu ayet, sadece tarihsel bir eleştiri değil; aynı zamanda kıyamete kadar sürecek bir uyarıdır.........

© Mir'at Haber