GÜNÜMÜZDE İSLAM DEVLETİ TARTIŞMALARI NEDEN SAPTIRILIYOR?

GÜNÜMÜZDE İSLAM DEVLETİ TARTIŞMALARI NEDEN SAPTIRILIYOR?

İslam devleti tartışmaları, modern dönemde en fazla yanlış anlaşılan, en fazla istismar edilen ve en fazla korku üretmek için kullanılan konuların başında gelmektedir. Bu tartışma çoğu zaman ilmi zeminden koparılmakta, ideolojik kamplaşmaların ve politik çıkarların bir aparatı hâline getirilmektedir. Oysa İslam devleti meselesi, tarihsel olarak akîde, adalet, ahlâk ve toplumsal sorumluluk çerçevesinde ele alınmış; hiçbir dönemde salt bir iktidar arzusu olarak tanımlanmamıştır.

Bugün gelinen noktada, İslam devleti denildiğinde zihinlerde beliren imgeler, Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu modelden ziyade; baskı, şiddet, kaos ve zorbalık çağrışımları üretmektedir. Bu durum tesadüf değildir. Tartışmanın saptırılması, hem İslam karşıtı küresel söylemlerin, hem de İslam adına konuştuğunu iddia eden fakat İslam’ın ruhuyla bağ kuramayan yapıların ortak ürünüdür.İslam Devletinin Ahlâkî ve Akîdevî Temelinden Koparılması

İslam devletinin en temel özelliği, ahlâk ve adalet merkezli bir yapı olmasıdır. Kur’an’da devlet, bir güç gösterisi olarak değil; emanet ve sorumluluk alanı olarak ele alınır. Ancak günümüzde bu çerçeve büyük ölçüde kaybolmuştur.

Devlet tartışması:

Tevhid bağlamından koparılmış,

Ahlâkî sorumluluk ikinci plana itilmiş,

Hukuk ve adalet yerine “güç” kavramı öne çıkarılmıştır.

Seyyid Kutub, bu kopuşu yıllar önce şu ifadelerle eleştirir:

“İslam’ın hâkimiyeti, insanların boyun eğdirilmesiyle değil; hakikatin gönüllerde kabul edilmesiyle gerçekleşir.”

Bugün ise bu sözün tam tersine, İslam devleti söylemi, gönülleri inşa eden bir çağrı olmaktan çıkarılıp, korku üreten........

© Mir'at Haber