menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KORKU TEMELLİ DİNDARLIK

3 0
latest

KORKU TEMELLİ DİNDARLIK

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde; Allah’tan nasıl korkmaz, insan O’nu sever de?

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde; Allah’tan nasıl korkmaz, insan O’nu sever de?

Korku, sadece basit bir ürperti değil; eşya ve hâdiselerin verâsına sarkmak isteyen şuurun, Mutlak Hakikat karşısında duyduğu o muazzam “haşyet” ve “heybet” duygusudur. İnsanoğlunun varlık hikmeti, bu korkunun estetiği ve nizamı içinde gizlidir. Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle, “İnanmak, ya çok üstün, kendi kendini kül edecek kadar üstün bir akıl davasıdır; yahut, yarı yolda bangır bangır iflâs eden aklın her türlü desteğinden mahrum, fakat gizli bir ruh feyziyle gayesini sezmiş sâf adamın işi…”

İslâmî tefekkürde “Allah’tan korkulmaz, Allah sevilir” şeklindeki yaygın hezeyan, aşkın bizzat korkulu bir şey olduğunu bilmeyenlerin iddiasıdır. Gerçek dindarlıkta, sevilen ne kadar büyütülürse, ona lâyık olamama ve ondan uzak düşme korkusu da o nispette artar. “Allah zuhurunun şiddetinden gaiptir. O’nun azameti karşısında duyulan o mukaddes titreyiş, korkunun en ileri rütbesi olan ‘Haşyet’tir.” Bu haşyet, sadece bir yok olma korkusu değil, varlığın sahibine karşı duyulan bir edep davasıdır.

Sünnet ve Cemaat Ehli’nin mîzanına göre mümin, daima “havf” (korku) ve “reca” (ümit) arasındadır. Bu iki kanat arasındaki muvazene bozulduğu anda ya “mutlaka affeder” diyerek emniyet gafletine, yahut “mutlaka helâk........

© Mir'at Haber