BAZI GÜNDÜZ KUŞAĞI KANALİZASYONLARI

‘‘BAZI ‘GÜNDÜZ KUŞAĞI KANALİZASYONLARI’…!’’

AİLE ÇÖKERSE MİLLET ÇÖKER!: SESSİZ KALAN HERKES BU ÇÖKÜŞÜN ORTAĞIDIR!

Makalenin Sesli Anlatımı  https://www.mirathaber.com/wp-content/uploads/2026/05/AUD-20260503-WA0000-1.mp3

“Günümüzün dijital dünyasında kutsal evlilik müessesesini sürdürmek ve aile yapısını muhafaza etmek, artık yalnızca bireysel bir gayretle değil; medeniyet düzeyinde topyekun bir mücadeleyi gerektirmektedir.”

Aile… Sadece bir çatı, bir soyadı!, bir resmi birliktelik değildir. Aile; insanlığın hafızasıdır, toplumların omurgasıdır, milletlerin istikbalidir. İnsan dediğimiz varlık, ancak aile içinde anlam kazanır; merhameti orada öğrenir, sadakati orada tanır, sabrı orada içselleştirir. Aile çökerse, insan çözülür. İnsan çözülürse toplum dağılır. Toplum dağılırsa geriye ne devlet kalır ne millet, ne gelecek.

VAROLUŞSAL TEHDİT: NORMALLEŞTİRİLEN YOZLAŞMA

İşte tam da bu yüzden, aileyi hedef alan her unsur basit bir kültürel tartışma değil; doğrudan doğruya varoluşsal bir tehdittir.

Bugün karşı karşıya olduğumuz manzara nettir: Dijital çağın sınırsız, denetimsiz ve sorumsuz içerik akışı; televizyon ekranlarının reyting uğruna, planlı proğramlı olarak! her değeri feda eden gündüz kuşağı programlarıyla birleşmiş, aileyi içten içe kemiren bir düzene dönüşmüştür. Bu artık tesadüfi bir bozulma değil; süreklilik kazanan, yaygınlaşan ve normalleştirilen bir yozlaşmadır.

Her sabah ekranlara yansıyan tablo ibretliktir: Mahremiyetin paramparça edildiği, özel hayatın teşhir edildiği, en ağır ithamların reyting malzemesi yapıldığı bir medya düzeni… İhanet, sapkınlık, şiddet, aşağılanma… Bunlar bir toplumda istisna olması gerekirken, bugün sıradanlaştırılmıştır. Daha da vahimi, bu sıradanlaşma bir eğlence formatına dönüştürülmüştür.

HUKUKUN YERİ EKRAN DEĞİLDİR

Oysa suçun yeri stüdyo değildir; adaletin yeri ekran değildir. Bir hukuk devletinde iddialar savcıya gider, deliller mahkemede tartışılır, hüküm yargı tarafından verilir.

Peki........

© Mir'at Haber