ADİL BİR DÜZENLEME İÇİN VİCDANİ BİR ÇAĞRI
“ADİL BİR DÜZENLEME İÇİN VİCDANİ BİR ÇAĞRI”
📜 5816 sayılı Kanun’un güncel uygulamaları, hukuki ve toplumsal açıdan ciddi sorunları gözler önüne sermektedir.
⚖️ Tarihi şahsiyetleri koruma amacıyla çıkarıldığı öne sürülen bu yasa, yanlış yorumlandığında veya keyfi biçimde uygulandığında, insanların hayatlarını derinden etkileyen ve yeni mağduriyetlere yol açan bir güç unsuru haline gelmektedir.
👩🏫 En son bir felsefe öğretmeninin, öğrencilerin şikâyeti üzerine gözaltına alınması ve tutuklanması, yalnızca bir hukuki süreç değil; aynı zamanda insan onuru, vicdan ve toplumsal güven açısından ciddi bir sınavdır.
🛡️ Hukuk, geriye dönük cezalandırmayı öngörmez; suç ve cezanın ölçüsü öngörülebilir ve adil olmalıdır. Ancak 5816 sayılı Kanun’un uygulanış biçimi, geçmişe dönük yaptırımları mümkün kılmakta ve böylelikle hem ifade özgürlüğünü kısıtlamakta hem de toplumsal barışı tehdit etmektedir.
😟 Tarihi koruma amacıyla ortaya konan düzenleme, yeni mağduriyetlerin doğmasına yol açmakta, bireyleri korku ve belirsizlik içinde yaşamaya mahkum etmektedir. Bu durum sadece hukuki bir sorun değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir krizdir.
📚 Tarihsel eleştirilerin bilimsel, akademik ve edebi yöntemlerle yapılabileceği unutulmamalıdır. Keyfi cezalar, toplumun ortak vicdanında derin yaralar açmakta, güven duygusunu zedelemekte ve bireylerde kalıcı korkular yaratmaktadır. Toplumun olgunluğu, geçmişini tartışabilme cesareti ve hataları ele alabilme yetisiyle ölçülür; susturulan sesler ise sadece toplumsal olgunluğu değil, adaleti de zayıflatır.
🕊️ İnsan hakları, evrensel hukuk ve vicdani değerler çerçevesinde, bireylerin fikirlerini orantısız cezalara maruz kalmadan ifade edebilmesi zorunludur. Bu bağlamda, 5816 sayılı Kanun’un modern hukuk, insan hakları ve toplumsal barış perspektifiyle yeniden ele alınması acildir.
⚠️ Amaç tarihi korumak olsa da, bu koruma yöntemi yeni mağduriyetler yaratıyorsa, hem ilgili şahsiyete hem toplumsal barışa ciddi zararlar vermekte, geçmişte yaşanan birçok örnekte olduğu gibi, çoğu zaman da “zulme!” dönüşebilmektedir.
📢 Hukuk ve vicdanın sesi olarak topluma, yasayı koruyanlara ve uygulayanlara yapılan bu çağrı açıktır: Adil, ölçülü ve insana saygılı bir düzenleme zorunludur. Geçmişte ciddi mağduriyetlere yol açan bu yasa ya kaldırılmalı ya da hukuki, ahlaki, insani ve toplumsal değerlerle uyumlu biçimde yeniden düzenlenmelidir.
💡 Diğer taraftan, her kelimesi dahi “zülfi yare dokunmadan!” özenle seçilerek hazırlanmış son derece ‘özet’ metindeki konuyu, bugünün yakıcı gündeminde, böylesi bir meseleyi yersiz veya gereksiz göstermek de, vicdana ve toplumsal barışa yapılacak en hafif ifadeyle, en büyük haksızlık olacaktır!
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
