We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dert Kur’an’ı Anlamak Olmalı, Milletin İmanını Sarsmak Olmamalı (III)

8 0 1
04.02.2019

Dert Kur’an’ı Anlamak Olmalı, Milletin İmanını Sarsmak Olmamalı (III)

Kur’an’ın hakemliği ve ilahiyatçılar olarak vazifemiz

Tarihselci zihniyetin anlamadığı veya anlamak istemediği hakikatlerden biri de şu: Kur’an Arapça gelmiştir ama sadece Arap toplumuna gelmemiştir. Bütün dünya milletlerine gelmiştir. Bütün medeniyetlerin medeniyet, gelenek ve kültürleri ortasında bir hakem rolünü oynamaktadır ve oynayacaktır. Neyin hak, neyin batıl olduğunu söyleyecektir. 1400 sene önceki milletlerde yaşananlar, bugün ve yarın yaşanmayacak diye kimse bir şey söyleyemez. Nerde, ne zaman, ne tür bir olay yaşanırsa Kur’an o an o olaya, o olayla ilgili ayetleriyle müdahele eder. Yanlış veya doğru, der. Sen ileri gittin, sen de geri kaldın, diyerek meselenin orta noktasını söyler.



Dr. Vehbi KARAKAŞ

Tarihselci zihniyet, bir olay üzerine inmiş bir ayeti günümüzde uygulayacak bir nokta bulamayınca hemen ya ayet tarihseldir diyor, ya da anlaşılmaz ifadeler kullanarak şüphe etmeye, imanlarda şüphe oluşturmaya kalkıyor. Burada bizim anlamadığımız hikmetler vardır, diyemiyor. Hem kendini ve hem de kendisini dinleyenleri dalalete sürüklüyor.

İlahiyatcılar olarak bizim vazifemiz

Halbuki ilahiyatçılar olarak bizim vazifemiz, imandan yoksun olanları imana davet etmek, imanı olanların da imanlarına kuvvet vermek olmalıdır. Hiçbir zaman bizim vazifemiz, imanı olanların imanlarını zayıflatacak veya yok edecek söylemler ortaya atmak olmamalıdır.

Kur’an’ın ruhuna ve Hz. Peygamber’in tebliğ tarzına aykırı açıklamalarda bulunanlara sesleniyorum:

Kur’an’dan ve Sünnetten alacağınız ve ümmete vereceğiniz başka göreviniz kalmadı mı ki, gittiniz de akılları bozan ve mideleri bulandıran meselelere kafayı taktınız?

Peygamberin misyonu sizin omuzlarınızda değil mi?........

© Mir'at Haber