We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ZÂLİME DE MAZLUMA DA YARDIMLA YÜKÜMLÜYÜZ

2 2 1
24.09.2021

Müslümanları birbirlerinin kardeşleri ve dostları olarak duyuran İslâm dini, onların yardımlaşmalarını da emir buyurmuştur. Kulluk çizgisi üzerinde ve insanın yararına olabilecek bütün alanlarda gerçekleştirilmesi gereken yardımlaşma, farz bir görevdir. (Maide 2)

Pek çok türü olan bu ilâhî görevin bir nevi de, Müslüman mazlumlarla ve zâlimlerle yardımlaşmaktır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), mazlumların yanı sıra zâlimlerle yardımlaşmayı da içine alan emirlerinde şöyle buyurmuşlardır;

“Zâlim de olsa mazlum da olsa, mü’min kardeşine yardım et.”

Bu emre muhatap olan Müslümanlardan biri sorar;

“- Ey Allah’ın Elçisi! Mü’min kardeşime mazlumken yardım ederim. Bunu anlarım, ama zâlimken ona nasıl yardım ederim?

– Onun zulmetmesine engel olursun. Zulmüne mani olmak ona yardım etmektir.”

Zulmün anlamı ve türleri

Zulüm; Allah’a ait olan vasıfları, insanlara ve kurumlara yamamak olan Şirk’ten, fertlerin ve toplumun haklarına tecavüz etmeye ve de yüklendiğimiz ilâhî görevleri yapmamaktan yasaklandığımız ilâhî haramları işlemeye kadar pek çok çeşidi içerir.

Mazlûm kimdir ve ona nasıl yardım edilebilir?

Mazlum, ücreti kısılan, ödenmeyen veya haksız olarak işten atılan bir işçi veya yükselmesi engellenen ve sürgün edilen bir memur olabilir. Onlara yardım, mümkün olan kişisel veya kurumsal atılımlarla, mağduriyetlerinin giderilmesidir.

Mazlum, yaralı bir kişi olarak karşımıza çıkabilir. Ona yardın, onu bir hastaneye ulaştırmaktır.

Mazlum; özbeöz hakkını kanıtlayamayan bir mağdur olarak görülebilir. Ona yardım, yönlendirme, aracılık yapma, şahitlikte bulunma gibi çeşitlilik arz edebilir.

Mazlum, özel hayatına müdahale edilen, telefonları dinlenen, tehdit edilen, resmi kurumlarca işkenceye uğratılan........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play