KEYF’İNİZ NASIL?
“Keyif verici maddeler” deyince aklınıza ne gelir? Ya da “Müskirat” ne demek? İkisi de aynı şey: uyuşturucu! Eski dilde “keyif verici maddeler” diye “uyuşturucu”ya denilirdi. Şimdi herkes birbirine keyfin nasıl diye soruyor, mutlu-mesut olduğunu düşündüğü bir şey karşısında “çok keyif aldım” diyor. İki kelime günlük dilde farklı alanlara ayrılmıştır. Keyif daha çok neşe, zevk ve rahatlık anlamında kullanılırken; keyfiyet bu duygudan ziyade bir işin yapısını, niteliğini veya resmî durumunu ifade etmek için kullanılır. “Keyfî”, kurala/kanuna uymayan, isteğe bağlı anlamında kullanılır. Keyfiyet, bir şeyin niteliği, vasfı, kalitesi veya içinde bulunulan durum anlamına gelir. Keyfî; tamamen kişisel isteğe, zevk ve arzuya bağlı olan, kural dışı davranışlardır. Keyifli; neşeli, zevkli, haz veren manasına gelir.
1920-1923 yılları arasında Birinci Meclis döneminde “Men-i Müskirat Kanunu” diye bir kanun vardı. (Daha ayrıntılı bilgi için bakınız: https://dergipark.org.tr/tr/pub/yyusbed/article/1383721) Müskirat, “Sekr” yani “sarhoşluk veren maddelerin tümü”nü ifade eden bir kavram. “1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarının ağır iktisadî şartlarında, içki kullanımının ve buna bağlı olarak fuhşun ve zührevî hastalıkların daha da artmasına sebep oldu.” 28 Nisan 1920’de TBMM’de 2. Gruptan Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in içki kullanımı, ithali ve satımının yasaklanmasına ilişkin vermiş olduğu kanun teklifi, uzun müzakere ve tartışmalardan sonra 14 Eylül 1920’de “Men’i Müskirat Kanunu” olarak kabul edilmişti. Ali Şükrü daha sonra bu muhalif tavrı sebebiyle Mecliste vurularak şehit edilmişti. Osmanlı’da ilk kakao izni “Müskirat” olarak verilmiş. CHP zamanına geldiğimizde bırakın esrarı, eroin bile reklam edilerek satılıyordu.
Türkiye’de eroin ve esrar hep sorun oldu. Oysa bizim Afyon diye bir şehrimiz var. Afyon ekilir ama en fazla afyon kullanımı o ilde değil. Alkaloid fabrikası, sanayi olarak bugün ülkemizin ilk 500’ü arasında. Bu fabrika uyuşturucu sektörüne değil, sağlığa hizmet eder.
Şimdi bu uyuşturuculara metamfetaminler, kanabinoidler, solventler, tiner vb. eklendi. En son sanal/siber uyuşturucular söz konusu. Bağımlılık oluşturan her şey aslında uyuşturucu etkisine sahiptir. Lucid rüyalar, astral yolculuklar aslında yeni siber uyuşturucu yöntemleri olarak sessizce derinden yayılıyor. Toplum mühendislerinin her türlü beyin manipülasyonları, hipnotizma, manyetizma, transandantal meditasyon uygulamaları da öyle. Şimdi bir de Biyo Rezonans yöntemi ile karaciğerin mutluluk hormonu, adrenalin ve ağrı kesici etkisi olan salgılar salgılamasını sağlıyorsunuz, bu da bir uyuşturucu. Esrar da mutluluk hormonu, heyecan verici olarak adrenalin ve ağrı kesici etkiye sahip. Mutluluk hormonları arasında en çok kullanılan 2 hormon serotonin ve dopamindir. Bunların dışında oksitosin ve endorfin de mutluluk hormonu olarak kullanılıyor. Şimdilerde en çok kullanılan uyuşturuculardan biri de antidepresan etki yapan psikoterapik ilaçlar. Bu ilaçlar yüksek dozda kullanılınca aynı etkiyi yapıyor. Sonuçta herkes sinir hastası ve birçok kişi hapla idare ediyor. Tabii rakı, şarap, likör, votka, şampanya, bira… Say say bitmez sarhoş edici içeceklerin türevleri.
Ayrıca barbitüratlar, benzodiazepinler, gabapentin, opioidler, gat, kahkaha gazı, son zamanlarda ortaya çıkan kimyasal uyuşturucular. Uyuşturucu etkisi yaratan (psikoaktif) bitkiler. Cinsel tahrik meydana getiren afrodizyaklar, halüsinojen mantarlar. Enerji içecekleri ve sinir sistemini uyaran her şey, bu cehenneme kapı aralıyor esasen. Yediğimiz, içtiğimiz, moda akımları, sanat camiası, müzik toplulukları, kozmetikler, trendler, sosyal medya yönlendirmeleri ile aslında durum günden güne daha vahim bir hâl alıyor. Pub’lar, bar’lar, gece kulüpleri, manikür, pedikür salonları, dövme, piercing salonları, parklar, izbe yerler… Artık her yerde bunlara rastlamak mümkün. Turizm, moda sektörü de bu sektörden etkileniyor.
Madde bağımlılığı riski dürtüsel, risk alan, aile problemleri, iş yeri problemleri, tehdit-tacize maruz kalanlar arasında yaşayan veya genetik yatkınlığı olan kişilerde daha yüksektir. Eroini, kokaini herkes bilir de son zamanlarda bonzai, LSD, GHB, ketamin, anabolik steroidler ve metamfetamin ile sentetik uyuşturucu türevleri de yaygınlaşıyor. Bağımlılık, artık her yerde, her konuda söz konusu; internet, kumar ve video oyunları bağımlılığını da bunlara eklemek gerek.
Hâlen tutuklu ve hükümlü olarak cezaevlerinde 70.000 küsur çoğu genç insan cezaevinde. Artık bunlar bir yerde çalışamaz, evlenemez, okuyamaz, iş güç sahibi olamaz; bar-pavyonlarda ya da çetelerde, uyuşturucu ve fuhuş sektöründe iş bulabilirler. Bunlardan gerçekten bağımlı olanların bir kısmı delirecek, bir kısmı intihar........
