AMİR’LER İLAH, MEVZUAT ŞERİAT MI?
AMİR’LER İLAH, MEVZUAT ŞERİAT MI?
Tartışıp durduğumuz birçok kavramın gerçek anlamını ya da o şeyin hayattaki karşılığını ne yazık ki bilmiyoruz. Bu gibi kavramları, birçok kişi kendine göre anlıyor ve anlatıyor. Aynı şeylere inandıklarını söyleseler bile, aslında farklı dünyalarda yaşıyorlar.
Biz aslında dilimizi kaybettik. Onu kaybedince din de kayboluyor.
Geçen gün bir grup ilahiyatçı laikliği savunan bir bildiri yayınlamışlar. Sahi laiklik deyince ne anlıyor bu kişiler. Kemalist laiklik ayrı bir şey, Sovyetik laiklik ya da Katolik laiklik başka bir şey. Laiklik teolojik açıdan sadece Katolikleri ilgilendiren bir konu. Diğer Hristiyan mezhepler kendilerini “Laik” olarak tanımlamaz. Protestan “Seküler”dir, Ortodoks “Bizantinist”. Bizimkiler bu kavramların arasındaki farkı da bilmezler.
Onların zannettikleri gibi laiklik “Din-Devlet ayrılığı” değil. Laiklik Katoliklikte varlık ve meşruiyetini İncil’den alan bir kilise kurumudur. Laiklik, bedenle ruhun ayrılmazlığını ifade eder. Beden devletin egemenliğini, ruh kilisenin egemenliğini ifade eder. O inanca göre biri “Hak”kı, ötekisi “Halk”ı temsil eder. İncil’e göre Halk Hak’kın kuzularıdır.
Mesela, laiklik deyince Fransa akla gelir, ama başkenti Strasbourg olan Fransa’nın Alsace Laurenne eyaleti laiklik kuralları ile değil, Kontrat kuralları ile yönetilir. Aynı şekilde başkenti Köln olan Kuzey Ren Westefelia eyaleti de Kontrat esaslarına göre yönetilir, seküler kurallara göre değil.
BM ana sözleşmesi tarafından referans olarak kabul edilen Virjinya eyalet anayasasının son maddesi, “Devlete sadakatim Tanrıma sadakatimin teminatıdır” der. ”Self determination” kuralı da aslında toplum kendi geleceğini belirlerken, bu maksatla kurduğu devletin yasalarının o toplumun inanç, tarih, ahlak ve geleneğine uygun olması, meşruiyeti açısından ilk şarttır.
Politik gerçeklik, ezeli ve ebedi hakikat arayışına giden yolda basamak oluşturur. Yoksa, iktidar sevdası ile Hakikat yolundan sapılırsa, bu dünyada ilahi gazab’a, öbür dünyada azab’a vesile olur.
Şeriat’a gelince, Şeriat’ı daha kolay şöyle anlatmak mümkün: Bir şeye “Gayrimeşru” dediğiniz de onun meşru olmadığını, yani Şeriat’a uygun olmadığını........
