We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

GERÇEK BAĞIMSIZLIK MANEVİ BAĞIMSIZLIKTIR

2 1 1
21.09.2021

Önceki yazılarımızda millet olarak varoluşumuzu ancak seküler eğitimden millî/manevî eğitime geçerek sürdürebileceğimizi Aliya İzzetbegoviç’in harika tespitlerinden hareketle ele almış, sonra da kadim İslâmî kültürümüzden süzülen “Rab odaklı” terbiye sistemini benimsemeyi teklif etmiştik.

Bugün ise yine Aliya’nın “İslâm Deklarasyonu” isimli manifesto niteliğindeki küçük ama tefekkür yüklü eserinden özet alıntılarla (s.25-27), gerçek bağımsızlığın manevi bağımsızlığa bağlı olduğunu, bunun da terbiyeden başlayarak her alanda İslâmî köklerimize dönmekle gerçekleşebileceğini görelim:

Aliya 19’uncu asrın sonu ve 20’nci asrın başında benzer durum arz eden Türkiye ile Japonya’yı kıyaslar: ‘İkisi de eski birer imparatorluk, kendine ait yapıları ve tarih içinde kendi yerleri belli olan ülkelerdi. İkisi de gelişmişlik bakımından birbirine yakın ve hem imtiyaz hem de yük olabilecek muhteşem bir tarihe sahip idiler. Tek kelimeyle bu ikili gelecek için hemen hemen aynı fırsatlara sahipti.

Sonra iki ülkede de bilinen reformlar gerçekleşti. Başkasının değil, kendi hayatını yaşamak için Japonya ilerlemeyi ve geleneği birleştirmeye çalıştı. Türkiye modernistleri ise tam tersi bir yol seçmişlerdi… Yazı meselesinde Japon ve Türk reformistlerin gösterdikleri tavırdaki anlayış farkı, başka konulara nazaran, belki en açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Basit ve sadece 28 harfli olan Arap yazısı, (Osmanlıca) bu........

© Mir'at Haber


Get it on Google Play