Kur’an-ı Kerim’de kâinatın yaratılışı-II

Kur’an-ı Kerim’de kâinat bir bütün olarak görülür, kâinattaki tüm canlıları bu bütünlük içinde Allah-u Teâlâ’nın nimeti olarak telakki etmemiz istenir. Kaldı ki bütün kâinat Allah-u Teâlâ’nındır; biz emanetçileriz.
Kur’an-ı Kerim’de, “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ın ilmi, kudreti her şeyi kuşatıcıdır” (Al-i İmran Sûresi, 126), “O Rabbin ki, (her şeyi) yaratmış da düzenine koymuştur” (Âlâ Sûresi, 2), “O ki yarattığı her şeyi güzel yaratmıştır” (Secde Sûresi, 7), “Hayvanları da O yaratmıştır…” (Nahl Sûresi, 5) ve Nur Sûresi, 45’inci ayetlerinde bütün yaratılanların Allah-u Teâlâ’nın eşsiz eserlerinin birer parçası olduğu hatırlatılır.
Kâinatın her üyesi/parçası, mükemmel sanatın parçalarıdır. Bu gerçekten dolayıdır ki, ekolojik sistemin her bir üyesi/parçası Kur’an-ı Kerim’de “ümmet” olarak tanımlanmıştır. “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra hepsi, Rablerinin huzuruna toplanıp haşrolunacaklardır” (En’am Sûresi, 38) ayeti tam da bunu........

© Milli Gazete