İnsafını kaybetmiş toplum |
Toplumun insafını kaybettiği günlerden geçiyoruz. Azıcık dünya menfaati için her türlü kötülüğü yapacak nitelikte insan yığınlarının düne göre bugün daha da arttığını görmek; genelde bütün dünyanın, özelde ülkemizin içine düştüğü bu cinnet halinin her geçen gün daha dönülmez bir noktaya vardığını görmek, insanımızın ve insanlığın geleceğine yönelik kaygılarımızı derinleştirmektedir.
Toplumu inşa ve ihya etmek için gerekli olan ne varsa kontrolsüz şekilde sürekli yozlaştırılmaktadır. Sosyal medyanın ve teknolojinin gelişmesi inşa ve ihya sürecine katkı sağlayacağına tam aksine toplumsal yozlaşmayı daha da artırmaktadır.
Eskiden toplumsal ayrıştırma “gazete, dergi, radyo ve televizyon” vasıtasıyla belirli kişi ve mecralar tarafından yapılabilirken geldiğimiz noktada blogların, Facebook, Twitter, Instagram, Linkedin gibi sosyal medya alanlarının ve YouTube, Dailymotion gibi video mecralarının yaygınlaşmasıyla ayrıştırma kültürü toplumun tüm katmanlarına yayılmış, bu cürümler çocuktan gence, yetişkine yaşlıya kadar kesim tarafından yapılır hale gelmiştir. Çünkü toplumun ekser kısmı yalan yanlış her türlü bilgiye ulaşma ve bu bilgileri başkalarına ulaştırma imkânına kavuşmuştur. Bu da bilginin güvenilirliğini azaltmış, aynı zamanda insanlardaki insaf duygusunu da zedelemiştir. Zira insanlar, yüz yüze söyleyemediği kötü sözleri klavye arkasına saklanarak rahatlıkla söyleyebilmektedir. Bu da insanlığın bir nevi makineleşmesidir.
Günümüzde “yalan, gıybet (dedikodu), kötü zan, söz taşıma ve iftira” gibi İslâm dininin men ettiği kötülükler, kitle iletişim araçlarının artmasıyla daha da yaygın hale gelmiştir. Allah-u Teâlâ, bizi bu konuda uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size haber getirirse onu tahkik edin (araştırın). (Yoksa) bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman kimseler olursunuz” (Hucurat Sûresi, 6). Başka bir........