Efsanevî direniş bitmedi

Bismillâhirrahmanirrahîm!

DİKKATİNİZİ çekiyor mu? Millî Gazetemiz, Saadet Partimiz, Millî Görüşçü kuruluşlarımız direnişi devamlı canlı tutarken; daha önce, daha fazla desteğini gördüğümüz bazı dostlarımızda bir gevşeme var. Gazze direnişi henüz sona ermiş değil. 78 yıl önce İsrail’in Filistin topraklarına işgali üzerine, “savunma” şeklinde başlayan direniş; 7 Ekim Aksa 2023 Aksa Tufanı harekâtından sonra atağa geçerek devam etti. Ateşkes sonrası da Filistin’in yardım ihtiyacı hiç de azalmadı.

ABD ve Batı’nın İslâm dünyasını yok etmek için kullandığı tarihî planları biliyoruz. 2002’de ABD’de İkiz Kuleler’in vurulması üzerine dönemin başkanı Bush’un söylediği tarihî sözler çoğumuzun hafızalarında: “Bu bir Haçlı Seferi’dir. Tanrı beni bu iş için görevlendirdi.” Çok geçmeden anlaşıldı ki, ABD İkiz Kuleler’i bizzat kendisi vurmuş. Niçin? ABD’nin İslâm dünyasına karşı “saldırı gerekçesi” oluşması için!

ABD başkanlarının İslâm dünyasına karşı tutumları konusunda ciddi farklılıkları yok. Trump yapacağını, ilân ederek göstere göstere yaparken; öncekiler bunu sinsi bir plan üzerine kuruyorlardı. Trump’ın ilk döneminde İsrail’le normalleşme ve Abraham Anlaşmaları yürürlüğe girdi. Sonuçlarını biliyorsunuz!

Trump, yeni dönemine daha hızlı başladı. 21 ülke ile “Garantörlük”(!) Antlaşması; İsrail ve Filistin arasında ateşkes ve barış anlaşmaları; son olarak da Gazze Barış Kurulu planı! Hiçbiri Filistin ve Gazze sorununu çözecek nitelikte değil. Hepsi, içinde nice tuzak, entrika ve zaman kazanma planları barındırıyor.

SİYONİST ve emperyalist zihniyetin yaptıkları hiç de şaşılacak şeyler değil. ABD Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile tüm Afrika’da kontrolü elinde tutmak istiyor. İsrail, Büyük İsrail Projesi (BİP) ile Arz-ı Mev’ud’a ulaşma, hayalindeki Büyük İsrail’i kurma hazırlığında! Genişlemek için işbirlikçi kuklalarını kullanıyorlar. Asıl sorun işbirlikçilerde! Hani, Erbakan Hoca, Siyonizm’i timsaha benzetirdi de; gövdesi İslâm dünyasının işbirlikçi yöneticileri, derdi ya!

Kurdun kuzuyu yemesine şaşılır mı? Şaşılacak olan, kuzunun kurda âşık olmasıdır. Cellât görevini yapar. Bu tabiîdir. Şaşılacak olan şey, mahkûmun cellâdına âşık olmasıdır. İslâm dünyasının sözde liderleri bu garabeti yaşıyor. Trump, sözde liderlere, “Garantörsünüz, harika işler(!) çıkardınız, dünya liderisiniz”, övgüsüne boğuyor. Peki, marifetleri ne bu dünya liderlerinin(!). Trump’ın sözlerine kuzu kuzu teslim olmaları!

Karşımızda 1917’de İngiltere’nin Filistin’i işgaliyle başlayan ve 109 yıldır topraklarını geri almak için direnen mazlum bir halk var. Efsanevî bir direniş ortaya koydular. “Varlığımızı Kudüs’e adadık; topraklarımızı vermeyiz! Ölürsek bu topraklarda ölelim, kalırsak da bu topraklarda!” diyerek ABD ve İsrail’e diz çöktürdüler!

Gelinen noktada iş, yalnız Filistin’e sahip çıkmanın ötesine geçmiş; tüm İslâm dünyasının onurunu kurtarmak durumuna gelmiştir. Sömürgeciler tüm İslâm ülkelerini sıraya koymuş, onları birer birer yok etmeyi planlıyorlar. Sırasını bekleyen zavallılar durumuna gelemeyiz. Müslümanların şeref ve haysiyeti olduğunu bütün dünyaya göstermeliyiz.

ATEŞKES ve barış antlaşması yapılalı 4 ayı geçti. O günden beri İsrail 626 kere ateşkesi ihlâl etti. Filistinliler 581 şehit verdi. Filistin sözünü tuttu. Saldırılar karşısında kendini savunmak dışında bir kere olsun, İsrail’e saldırmadı. İnsanlık, İsrail gibi terörist bir yapıya karşı her an teyakkuz halinde olmalıdır.

Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN-BİR-DER), 30 Ocak 2026 günü Ankara’da İslâm dünyasını uyaran bir program yaptı. Genel Başkan Muhittin Yıldırım Hoca, Millî Görüş’ün kuruluşundan beri Filistin’in birinci mesele olarak ele alındığını belirterek, “Kudüs düşerse İslâm âlemi düşer” hatırlatması yaptı: “Türkiye, İslâm âleminin başıdır. Öncülüğünü milletimiz, devletimiz yapmalıdır.”

Programa misafir olarak katılan HAMAS’ın Kudüs Ofisi’nden Dr. İsa Ahmet de, “Sadece İsrail’le değil; 17 emperyalist devletle savaştıklarını” söyleyerek, “Siyonist rejim kazanırsa, Allah korusun, Mekke ve Medine de aynı tehlikeyle karşılaşır. İsrail başarısız olursa ümmetin dirilişine şahit oluruz” ifadelerini kullandı.

Asır Vakfı da, “Bir Ümmetin Çığlığı: Gazze ve Kudüs Gecesi” temalı bir program yaptı. Gecede, “İsrail ve işbirlikçileri rezil olmuştur. Ümmet namusuna sahip çıkmalıdır” mesajı verildi. (1 Şubat 2026)

ABD ve İsrail’in bulunduğu dünyanın “güvenli” olamayacağı anlaşıldı. Epstein dosyaları, Batı’nın insanlığa bir şey veremeyeceğini gösterdi. İslâm dünyasının ayağa kalkıp tarihî misyonunu üstlenmesi gerektiği günlerdeyiz. D-8’in acilen aktif hale getirilmesi zorunluluk halini almıştır


© Milli Gazete