Köprüyü geçene kadar ABD ve AB’ye takıyye yapıyoruz” demişlerdi; sonuç ortada |
Bir ülkede fuhuş artıyorsa, eroin sokaklara kadar inmişse, boşanmalar patlama yapmışsa, domuz eti satışı sıradanlaşmışsa ve nihayet bir gün cami avlusunda domuz kavurması dağıtıldığına dair haberler manşet oluyorsa; orada artık tek tek olayları değil, toplu bir çöküşü konuşmak gerekir. Bu yaşananlar “münferit” değildir. Bu tablo bir ahlâk meselesi olduğu kadar, bir yönetim ve istikamet meselesidir.
Yıllardır bu millete şu masal anlatıldı: “Köprüyü geçene kadar ABD ve AB’ye takıyye yapıyoruz; güçlenince dirsek atıp ‘Yeni Türkiye’yi kuracağız.” Peki sonuç ne oldu? Bu söylem uğruna ne büyük tahribatlar yapıldı.
Çeyrek asırdır yasama ve yürütme yetkisini elinde tutan AK Parti yöneticileri ve milletvekilleri! Kiminiz bilerek ve isteyerek, kiminiz ‘iyi yapıyorum’ zannederek ne büyük ifsatlara imza attınız.
Daha iktidarınızın ilk yılında, 2003’te önünüze konulan en büyük ifsat yasalarından birini, okumadan, anlamadan yasalaştırıverdiniz. Bugün hâlâ yeterince konuşulmayan ama günü ve saati gelince patlatılmak üzere bekletilen “ikiz yasalar”, toprak bütünlüğümüzü tehlikeye atan, ülkeyi idari ve siyasi parçalanmaya açık hâle getiren düzenlemeler olarak başımızda saatli bomba gibi durmaktadır.
Ardından “Avrupa Birliği’ne hemen giriyoruz” avuntusuyla 2004’te Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yaparak zinayı suç olmaktan çıkardınız. Böylece ahlâkî yozlaşmanın, aile bağlarının gevşemesinin ve sokaklarda alenî rezaletin önünü açtınız. Bu, toplumun ifsadı yolunda atılmış bilinçli ve ağır bir adımdı.
Yetmedi. 2006 yılında, bu milletin inanç ve kültür dünyasında asla yeri olmayan domuzu “kasaplık hayvan” statüsüne alarak, domuz mamullerinin market raflarına, sofralara kadar girmesinin yolunu açtınız. Bu, yalnızca ticari bir düzenleme değildi; gıda........