Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 105

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…

Bedelli olanlar her zaman nöbetli olabilirler. Nöbetli olanlar ise ülkeyi terk etmedikçe bedelli olamazlar. Bu hükümler sünnet ile fıkıhlarda tespit edilmiştir. Biz de onlara uyarak “Adil Düzen Anayasası”nda yazdık. Burada yaptığımıza Kur’an’dan delil bulmaktayız. Biz istihsanı Kur’an’da doğrudan delil bulamadığımız hükümler için kullanıyoruz.

“Velekadehaze Allahu miysaka / Ve Allah misakı ahz etti.” (Maide 12)

“Vask” denklerin bağlandığı iptir. Yani nasıl ip denkleri birbirine bağlarsa, misak da insanları birbirine bağlar. “Misak” masdarı mimidir. “Ahz” ise fiil-i nakıs olmaktadır; yani Türkçede kullandığımız yardımcı fiil olmaktadır. İsrail oğullarının Allah’la yaptığı anlaşma Tevrat’tır. Bizim yaptığımız anlaşma Kur’an değildir, Kur’an’dan istinbat edeceğimiz hükümlerdir. Yani biz içtihat ve icma yapacağız, sonra da içtihat ve icmalara uyacağız.

“Benî İsraile / İsrail oğulları” (Maide 12)

“İsmail, İsrafil, Cebrail, Mikail” benzer isimlerdir, sonlarında “L” harfi gelmektedir. Arapçada “Li” ve “Le” mülkiyeti ifade eder. “İsmail” işiten kimse demek, “Cebrail” zorlayan kimse demektir. Türkçede de bu harf aidiyeti ifade eder; “dağlı, evli” gibi. Bu kavim gece yürümüştür.........

© Milli Gazete