Heykel ve köpek olan yerlere Rahmet melekleri girmez
Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) evine köpek girmişti. O zaman apartmanda durmuyorlardı tabii. Köpek dışarıdayken yatak odasına yatağının altına girmiş. Cebrail aleyhisselam evin içine gelmemişti. "Biz köpek olan yere, heykel olan yere girmeyiz" demişti.
Bir okurumuz sual etmiş: “Süs olarak kullanılmak amacıyla evde zürafa, fil, geyik heykeli bulundurmak caiz midir? Heykelin ayakları olmazsa sadece başı ve gövdesi olsa hüküm nedir?” Efendim, heykel olan yere melek gelmez. Bu konuda hadis-i şerif var. Putperestler heykele tapıyorlar ya, heykel olan yere rahmet melekleri girmez. Peygamberimiz'in evine de gelmemiş, biliyorsunuz. Köpek olan yere de melek girmez mesela. Şimdi bana birisi telefon ediyor, "Ben köpeğimle beraber yatıyorum" diyor. Vaiz anlatmıyor bunları diye beni dinliyormuş. İşte bu hadisleri biz onun için okuyoruz, Müslümanlar öğrensin diye. Ama o, "Köpeğimle yatıyorum" diyor. Köpeği bahçende besleyebilirsin, evi korumak için, bahçeni korumak için besleyebilirsin ama eve sokamazsın. Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) evine köpek girmişti. O zaman apartmanda durmuyorlardı tabii. Köpek dışarıdayken yatak odasına yatağının altına girmiş. Cebrail aleyhisselam evin içine gelmemişti. Sonra köpeği çıkardılar. Bir baktılar, Cebrail geldi ve, "Biz köpek olan yere, heykel olan yere girmeyiz" dedi. Öyle hadis var. En iyisi eve köpek sokmayın. Kedi sünnettir, kedide mahzur yok. Ama köpeği bahçeden içeriye, eve sokmayın. Heykel de sokmayın. Ne heykeli olursa olsun, insan heykeli, hayvan heykeli fark etmez. Heykel olan yere rahmet melekleri gelmez. Ölmek üzere olan bir yakınınız varsa, evde heykel varsa çıkarın. Çünkü rahmet melekleri gelmez. Çıplak kadın resmi, heykeli varsa onu da çıkarın. Rahmet melekleri gelmez. Ölüyor adam. Süs olarak da olsa, tapma maksadı olmasa bile heykel bulunan yere, köpek bulunan yere rahmet melekleri girmez.
KUR'AN'DA BİR AYETİ İNKÂR EDEN KÂFİR OLUR
Bir diğer soru şu: “Bakara Sûresi 186. ayette Rabbimizin bizden "yeter ki hakkıyla inansınlar" diye istediği imandan muradı nedir?” Bildiğimiz iman şartları işte. Hem "inandım" diyor, bir de bakıyorsun, bir ayeti inkâr ediyor. Neden günah olsun diyor. Ayet var, Kur'an'da bir ayeti inkâr eden kâfir olur. 666 ayet var, bir tanesini inkâr etse kâfir olur. Hepsine inanacaksın. Bir diğer okurumuzun sorusu: “Çocuk aldırmada gününe göre kefaret gerekiyor diye duydum. Nedir bu?” Bir haftalık, kırk günü geçtikten sonra çocuk aldırmak caiz değil. Canlıyı öldürmüş oluyorsun. Doktor da sorumlu. Annenin hayatı için zaruri olursa ona bir şey demiyorum. Ama böyle bir şey yoksa, "Beş tane çocuğum var, bir tane daha oldu, aldırayım" diyemezsin. Kırk günü geçtikten sonra aldıramazsın. Kırk gün geçtikten sonra aldırırsan katil olursun arkadaş. Mebsut'u bunun için tercüme ettik biz. Bakın oraya, oradan okuyun öğrenin. “İmam, namazlarda Fatiha Sûresi’nden sonra bir miktar durup ondan sonra zammı sûreyi okuyor. Nedeni sordum, hoca Şafii mezhebine mensup olduğu için Fatiha'dan sonra eûzü besmele çekiyormuş. Biz Hanefi'yiz, bu duraklama namazımızı bozar mı?” Namazı bozan şeyler farzları yapmamaktır. Bu mekruh olur. İmam yaparsa imam sorumlu olur. Sen kendi başına kılarken yaparsan sen sorumlu olursun. “Sabah virdlerini ikindi vakti de okuyabilir miyiz?” Okuyabilirsiniz tabii. Ama sabah okursanız akşama kadar korur sizi. İkindide okursanız o vakte kadar korumadan eksik kalırsınız. Onun için sabah okumak daha güzel. O dualar seni koruyor.
“DİNEN BOŞANMIŞ DEĞİLSENİZ NİKÂH GEÇERLİDİR”
“Hocam ben ikinci evliliğimi yaptım. Çocuklarım kabul etmedi. Biz birbirimizi seviyoruz ama çocuklarım istemeyince eşimle resmî olarak boşandık. Eşim imam nikâhlı olarak duralım diyor. Kimse bilmiyor, herkes boşandık biliyor. Bu nikâh geçerli olur mu? Tabii dini esaslara göre, dinen boşanmış değilseniz nikâh geçerlidir. Diğer şeyler resmîdir. Ama iki tane almak kolay mı? İki tane almak kendini ateşe atmak demek. Caiz değil demiyoruz ama kolay bir şey mi? Hak, hukuk meselesi bu. Dört nikâh caizdir, bunu inkâr edemeyiz. Ama sen bir tanesinin hakkından gelemiyorsun, nasıl iki tane idare edeceksin? Kendini ateşe atmak demek bu. “Annem, babasından 20 yıl önce vefat etti. Kırk gün kadar önce dedem vefat etti. İki dayım, iki teyzem ve ben varım. Kanunlara göre dedemin mirasından diğer vârisler kadar pay alabiliyorum ama İslam miras hukukuna göre dede yetimi olarak geçtiğim için mirastan pay alamıyormuşum deniliyor. Doğru mu?” Evet. Biz Müslümanlığa uyacaksak Allah'ın dediğine uyacağız arkadaş. Kanun "Al, senin hakkın var" diyor diye almayacaksın. Vazgeçiyorum diyebilirsin. Müslümanlığa uyacaksan dinimizin emirlerine uyacağız. Allah'ın vermediğini almayacağız.
