“Nefsi terk etmek hicretlerin en efdalidir”

Evliyanın içinde de en büyükleri var. Üç yüzler var, kırklar var, birinci kutup var. Bunlar derece alırlar, lütuf alırlar. Biz de böyle olmalıyız. Sustuğumuz zaman rastgele değil, Allah'ın kudretini, azametini düşünmeli. Baktığımız zaman da ibret almalıyız. Böyle hiç boş an geçirmemeliyiz.

Allah uğrunda, tam ve en güzel şekilde cihat ediniz. İşte bu, nefsiyle mücahede etmek, nefsini terk etmek hicrettir. Hicretlerin en efdalidir. Buna erişen kimseyi melekler de sever. Allah da meleklere karşı bunları över ve Allah bunlara yardım eder. İnsanda nefs-i emmâre var. İnsan dünyaya imtihan için gönderilmiş. Tabii onun karşısında da aklıselim vermiş Allah. İşte böyle imtihan dünyasında mücahede edecek. Nefsinin bu arzularından, kötülüğü emreden nefsinin arzularından uzak kalacak. İşte bu en güzel hicrettir. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve selem) Efendimiz, nefsimizin Allah'ın emirlerine karşı gelen arzularına uymamayı, onu terk etmeyi böylece bize teşvik etmiş. Böylece en büyük hicret sevabını kazanacağımızı bize beyan etmiştir. Bu hadis-i şerifi Ahmed ibn Hanbel, Abdullah ibn Amr ibn As'tan nakletmiş. Bir hadis-i şerifte, Taberânî'nin hadis-i şerifinde: “Müslümanlık bakımından müminlerin en faziletlisi, dilinden ve elinden Müslümanların selamette olduğu, başkalarına zarar vermeyen kimsedir. Müminlerin en efdali budur. Müminlerin iman bakımından en faziletlisi, ahlak bakımından en güzelleridir. Muhacirlerin, hicret edenlerin en faziletlisi de Allah'ın yasak ettiği şeylerden hicret eden, onları terk eden, uzaklaşandır. Cihadın en faziletlisi, bir kimsenin kendi nefsiyle, aziz ve celil olan Allah'ın emirleri hakkında cihat etmesidir. Cihadın en fazileti de budur" şeklindedir. Hadis-i şerif böyledir.

CENNETE GİRECEK KADINLARIN EN FAZİLETLİLERİ

Bu hadis-i şerifte Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve selem) Efendimiz cennete girecek olan kadınların en faziletlisinin isimlerini sayacak. Bu dört kadın, cennete girecek, hûrîlerden de daha efdaldirler. Kimdir bunlar? Cennet ehlinin kadınlarının en faziletlisi: Hadîcetü bintü Huveylid Hazretleridir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hanımı, ilk Müslüman Hatice anamız radıyallahu anha validemizdir. İkincisi, Fâtımetü binti Muhammed Muhammed'in kızı Fatıma'dır. Peygamberimiz’in kızı Fatıma'dır. Bu mübarek kadınların bir diğeri Meryemü bintü İmrân - İmrân kızı Meryem'dir. Ve de Âsiyetü bintü Müzâhim -Müzâhim'in kızı Âsiye'dir ki Firavun'un hanımıdır. Bu mübarek kadınların birbirlerinden fazilet yönünden üstünlüğü konusunda bazı âlimler farklı görüşler dile getirmişse de bunu tartışmak bize düşmez. Bu hadis-i şerifi Ahmed ibn Hanbel, Taberânî, Hâkim Müstedrek'inde Abdullah ibn Abbas hazretlerinden nakletmiş. Allah onlardan razı olsun. Biz şimdi tabii Ehl-i Beyt’i Resûlullah'a hep böyle hürmet ediyoruz. Peygamber'in bu faziletli kimselerine, Ehl-i Beyt’ine salavât getirmek suretiyle, Peygamber'e, Ehl-i Beyt’ine, ashâbına, ruhuna diyoruz derken dualarımızı bunlara göre yapıyoruz. Hepsini kapsıyor yani.

SUSMASI TEFEKKÜR OLAN ADAM FELAH BULMUŞTUR

Sustuğu zaman, Allah'ın ayetlerini, nimetlerini, Allah'ın kudretini düşünen adam felah bulmuştur. Susuyor ama kafasında Allah'ın ayetlerini, emirlerini, Allah'ın kudretini, azametini düşünüyor. Susması bu. Böyle içinden bu düşünceler geçiyor. İşte bu susmayı yapan, böyle sükût eden adam felah bulmuştur. "Ve nazaruhû i'tibâr" susması böyle olmakla beraber bakışı da ibret. Baktığı zaman "Bir gün ben de yok olacağım, bunlar da yok olacak" diye her baktığında ibret alıp kendinin geçiciliğini görüp ders alan adam, işte bu adam kurtulmuştur. Sustuğu zaman Allah'ın kudretini düşünür. Baktığı zaman da ibret alır, bakışından ibret alır. Allah'ın kudretini, nelere kadir olduğunu görür ve insanların gelip geçici olduğunu, kendi geçiciliğini görür. Bakışı da bunları kendine düşündürür. İşte bu adam kurtulmuştur. İnsanlar bu konuda derece derecedir. İşte bunu en iyi yapanlar bir numaradır, işte biz onlara evliya diyoruz. Evliyanın içinde de en büyükleri var. Üç yüzler var, kırklar var, birinci kutup var. Bunlar da bu söylediklerini en güzel yapmaya göre lütuf alırlar, derece alırlar. Biz de böyle olmalıyız. Sustuğumuz zaman rastgele değil, Allah'ın kudretini, azametini düşünmeli. Baktığımız zaman da ibret almalıyız. Böyle hiç boş an geçirmemeliyiz.


© Milli Gazete