Mesele Venezuela ‘da demokrasi, özgürlük falan değil, kaynaklardır
Bugün Venezuela’da yaşanan gelişmeleri hâlâ “demokrasi”, “insan hakları” ya da “otoriter yönetim” başlıkları altında okumaya çalışanlar, ya bilinçli olarak gerçeği perdelemekte ya da büyük resmi kavramakta ısrarla direnmektedir.
Çünkü bu mesele Venezuela halkı meselesi değildir.
Bu mesele yeraltı ve yerüstü kaynakları meselesidir.
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkedir. Orinoco Kuşağı tek başına birçok ülkenin toplam rezervinden fazladır. Buna altın, doğalgaz, nadir toprak elementleri, lityum potansiyeli, tatlı su kaynakları ve biyolojik zenginlik eklendiğinde, Venezuela’nın neden hedefte olduğu tartışmaya bile açık değildir.
Bu tablo karşısında şu gerçeği açıkça ifade etmek gerekir:
ABD’nin Venezuela halkının refahı ile ilgilendiğini düşünmek, jeopolitiği masal sanmaktır.
Bugün Venezuela’da yaşanan son saldırılar, sabotajlar, sokak hareketleri ve istikrarsızlık girişimleri; kendiliğinden ortaya çıkmış halk tepkileri değildir. Bunlar, yıllardır sistematik biçimde uygulanan rejim zayıflatma – devlet aşındırma – yönetim değiştirme stratejisinin devamıdır.
Bu yöntem tanıdıktır.
Bu filmi daha önce izledik.
Irak’ta izledik.
Libya’da izledik.
Suriye’de izledik.
Senaryo hep aynıdır:
Önce ekonomik yaptırımlar ile devlet nefessiz bırakılır.
Sonra iç karışıklıklar........
