We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Suşehri Tayyare Bölüğü

2 0 0
01.09.2019

Kurban Bayramı’nı Sivas – Koyulhisar’da, köyümde geçirdim. Bu arada yakın ilçemiz olan Suşehri’ne de sık sık uğrama fırsatı buldum. Normal zamanlarda hiçbir trafik sıkıntısı yaşanmayan ilçelerde, özellikle İstanbul plakalı araçların çokluğu doğrudan göze çarpıyordu. Hepi topu 15 bin nüfuslu Suşehri’nde, yerli turistler için aynı zincir marketlerden en az ikişer tane açıldığını gördüm. Hem de birbirlerine olan mesafeleri oldukça kısaydı. Kasalarındaki kuyrukların bekleme süreleri ise yoğunluktan dolayı hayli fazlaydı. Benim gibi İstanbul’dan memleketlerine gelenler, bu marketlerden yaptığımız alışverişlerle, dünyanın dört bir tarafından gelen ithal bakliyatları, şekerleri, bilumum farklı ürünleri köylerimize taşıdık. Bu durumda aklıma gelen ilk soru şu oldu? Biz köyümüze, hani o tarlasından, bağından, bahçesinden bereket fışkıran ata yurtlarımıza mı gelmiştik, yoksa devremülk (!) olarak edindiğimiz evlerde hızlandırılmış tatil günlerimizi geçirmeye mi? Tamam, o ilçelerin esnaflarının da yüzleri gülüyordu. Ticari bir hareketlilik net olarak hissediliyordu. Güzel de, bu durum iyi bir şey mi idi? Esnaflar adına sevinebilirdik belki ama çok da derin düşüncelere dalmadan, yüzeysel bir değerlendirme bile üzülmek için yeterli gerekçeleri maalesef ortalığa seriyordu.

Peki, neden? Çünkü Anadolu’nun ortasında, yılın her zamanı hareketli olması gereken yerler aslında, içten içe bomboştu. Birkaç gün sonra gelenler dönecek ve oralar sessizliğe bürünecekti.........

© Milli Gazete