We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ölüm mü, Sıtma mı?

4 0 0
21.05.2019

İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour, WalterRothschild’a “Filistin topraklarında bir İsrail devleti kurmak için üzerlerine düşeni yapacaklarını” ilan ettiğinde, takvim yaprakları 2 Kasım 1917’yi gösteriyordu. Bu tarihten çok değil, tam bir hafta sonra 9 Kasım’da ise Osmanlı ordusu 401 yıl boyunca elinde bulundurduğu Kudüs’ü terk etmek zorunda kalmıştı. Ancak son yıllarda ortaya çıkarılan bir belgeye göre şehri boşaltmamızın en önemli sebebi saldırılara dayanacak gücümüzün kalmaması değildi. Evet, savunma konusunda çok iyi koşullar yoktu ama bu durum Kudüs’ü terk etmemizin başlı başına ana gerekçesi sayılamazdı. Çünkü Kudüs’ün son idarecisi İzzet Bey, İstanbul’a gönderdiği telgrafta, “Kutsal mekânlara top mermileri düşüyor, tahribata engel olmak için şehri boşaltıyoruz” diyordu.

Böylesine bırakıp çıktığımız Filistin topraklarının yüzü bizden sonra hiç gülmedi. Kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş bir asır geride kaldı. Şimdi önümüzde bir dönemeç daha görünüyor. Trump tarafından göreve geldiği günden beri dillendirilen, İsrail basınına sızdırılan(!), sözde Filistin sorununu çözmeyi amaçlayan, adına da “Yüzyılın Anlaşması” denilen bir oyunla daha karşı karşıyayız. Önce ABD elçiliğinin Kudüs’e taşınması kararı, ardından Suriye toprakları olan GolanTepeleri’nin İsrail’e ait olduğuna dair........

© Milli Gazete