We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kıbrıs için her şey ama her şey göze alınmalıdır

8 0 0
10.02.2019

Kıbrıs’ta ‘çözümsüzlüğün çözüm’ olarak kabul edilmesinin şart olduğu günler geldi de geçiyor bile. 2004 Annan Referandumu’nda düştüğümüz tuzağın ne denli elimizi kolumuzu bağladığını anlatmaya gerek yok artık. AB üyesi olacağız da başımız göğe erecek diye sevinç krizlerine girdiğimiz zaman dilimlerinde, sözde “kazan-kazan” stratejisi ile masada güçlü olmanın hesaplarını yaparken, bugün Kıbrıs’taki top çevirmelerde sıradan bir aktöre dönüştürülmek isteniyoruz. Binlerce kilometre ötelerden gelenler, Akdeniz’in kaderini kendi çıkarları çerçevesinde şekillendirmek için gizli-açık planlar içindeyken, ev sahibi olan bizlerin adadaki varlığı ne yazık ki sorgulanır oldu. AB sevdasıyla Annan Referandumu’nda ‘evet’ çıkartmak için verdiğimiz canhıraş(!) mücadelenin sonucunda bir de baktık ki Güney Kıbrıs’ı, Kuzey’i de temsilen Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla Avrupa Birliği’ne almışlar. Hani bir atasözümüzde, “Kim yudu, kim taradı, sohbet kime yaradı” denir ya, aynen öyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Bütün bedelleri ödeyen biz, referandumda onlar hayır derken evet diyen biz, kandırılan, aldatılan onuruyla oynanan biz, tarihi hak ve kazanımlarından vazgeçmeye zorlanan biz ama AB üyesi........

© Milli Gazete