We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Geldiniz mi?

6 0 0
18.06.2019

90’lı yılların ortalarıdır. Milli Görüş hareketinin içinde ömrünü geçiren bir ağabeyim insani yardım çalışmaları kapsamında Dağıstan’a bağlı Mahaçkale’ye gider. Sovyetler Birliği’nin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra, ilk zamanlarda en basit insani ihtiyaçları bile karşılamakta zorlanan bölge halkına, insanımızın dişinden tırnağından artırdıkları ile yaptıkları yardımları ulaştırmakla görevlidir. Avrupa’dan iki kişi ile beraber üç kişilik heyet olurlar. 3 gece, 4 gün kalacak bir plan yaparlar. Gittiklerinde orada daha önceden irtibat kurdukları kendilerine mihmandarlık yapacak aile ile buluşurlar. İhtiyaç sahibi kişilerin, kimilerine ayni, kimilerine ise olabildiği ölçüde nakdi yardımları dağıtırlar. Yoğunluk bittiğinde mihmandar aile gelenlerin onuruna evlerinde yemek verir. Masada alkolün neredeyse her çeşidi vardır. Ağabeyim alkol kullanmadığı için sunulan içkilere el uzatmaz. Aile huzursuz olur. Oysa Orta Asya’daki Müslümanlar, Sovyet etkisi ile olsa gerek, değer verdikleri misafirlerine mükellef sofra hazırlarken masalarında içkiyi en önemli ve ayrılmaz bir parça olarak görürlermiş. Ağabeyimin içkilere el uzatmadığının gerekçesini sorup öğrendiklerinde, “Sen de bizim babaannenin kafasındansın demek........

© Milli Gazete